"Alan El Olmaktan Çıktık, Veren El Haline Geldik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Eskiden bizim insanlarımızdan imkânı olanlar teşhis ve tedavi için yurt dışına giderdi, şimdi yurt dışından buraya geliyorlar. Hamdolsun, alan el olmaktan çıktık, veren el haline geldik" dedi.

11-04-2016


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da sağlık tesislerinin toplu açılışı nedeniyle Ümraniye’de düzenlenen törene katıldı. Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye kazandırılan yeni sağlık tesislerinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Açılışı gerçekleştirilen Anadolu Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin, 115 milyon liralık bir yatırım olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 836’ya ulaşan yatak kapasitesi, 115 yoğun bakım yatağı, 23 ameliyat masası ve 178 poliklinik odası ile hastanenin, devasa bir sağlık merkezi olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Validebağ Hizmet Kampüsü'nün de yaklaşık 10 milyon liralık bir yatırımla kurulan bir kampüs olduğunu vurguladı.

"DÜNYA ÇAPINDA SAĞLIK TESİSLERİ KAZANDIRIYORUZ"
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yatak kapasitesinin, yüz ilaveyle, 617’ye çıktığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını gerçekleştirdikleri üçüncü sağlık tesisinin ise, Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeni binaları olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 milyon liralık bir yatırımla hem 171 nitelikli yatak ilave ettiklerini, hem de 80 yoğun bakım yatağının yine nitelikli hale getirilerek kadın ve çocuk bloklarını kazandırdıklarına dikkat çekti. Bu sağlık tesislerinin tamamının, İstanbul’un depreme ve acil durumlara hazırlık projeleri kapsamında inşa edildiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylece bir yandan depreme dayanıksız hastane binalarını yıkıyor, bir yandan da hem kapasite genişlemesi, hem modernizasyonla, şehrimize her biri kendi alanında Avrupa, hatta dünya çapında sağlık tesisleri kazandırıyoruz. Her zaman söylüyorum, yine söyleyeceğim. Biliyorsunuz Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’nin önemli padişahlarından bir tanesi Kanuni ne diyor, ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Onun için bu eserlerin yapımına da çok büyük önem veriyoruz" dedi.

"HİZMETLERİN BAŞINDA SAĞLIK VE EĞİTİM GELİYOR"
Sağlığın, kıymetinin ancak kaybedildikten sonra anlaşılabilecek nimetler arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ecdadımızın dünyada sağlıktan daha büyük mutluluk olmadığına dair çok veciz ifadeleri vardır. Bunun için, 2002 Kasım’ından sonra ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, önceliklerimizin arasında bir; eğitim, iki; sağlık, üç; adalet, dört; emniyet dedik. Yola böyle çıktık ve hamdolsun çok ciddi adımlar attık. Ve ardından ulaşım dedik, enerji dedik, tarım dedik, gıda dedik. Bu alanlarda büyük adımlar attık. Bugün geriye dönüp baktığımızda, en çok başarılı olduğumuz, vatandaşımızı en çok memnun ettiğimiz hizmetlerin başında sağlığın, eğitim geldiğini görüyoruz" dedi.

"Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür; böyle derler. Gerçekten de insanoğlu çabuk unutuyor" diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı 30’un altında olanların, 2002 öncesi Türkiye’sini, o dönemde sağlık hizmetlerinin ne durumda olduğunu bilmediklerini anımsattı. 2002'ye kadar parası ve sigortası olmayanlar için sağlığa erişimin âdeta bir hayal olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şu anda ana muhalefetin başında olan zatın, sosyal sigortaların başında olduğu dönemi lütfen bir araştırın. Hastanelerimizin hâli neydi onu bir öğrenin. Böyle bayanlara hakaret etmekle prim yapmıyor siyaset; hizmetle yapıyor. Acil servislerde insanların nasıl can çekiştiğini o dönemde çok iyi biliriz. Vatandaşın, doktorun verdiği ilacı alamadığı dönemi çok iyi biliriz. Affedersiniz, bırakın o dönemlerde odalarda tuvaleti, katta tuvalet hepsi kan revan içinde o dönemi çok iyi biliriz. Kimdi o zaman bu genel müdür, bu beyefendi… Biz seni çok iyi tanırız, cemaziyelevvelini çok iyi biliriz. Hastalara senet imzalatılır, senet ödenmezse o kişi hastanede rehin tutulurdu. Hatta bırakın daha da ileri gideceğim, öldü demi, ölü bile eğer parası ödenmezse morgda rehin tutulurdu. Bu ülke o dönemleri gördü. Öyle herkes istediği hastaneye gidemezdi."

SAĞLIK’TA YAŞANAN BÜYÜK DÖNÜŞÜM
Eskiden, işçinin ayrı, memurun ayrı, kurumların, meslek kuruluşlarının ayrı hastaneleri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ama hiçbirinde adam akıllı bir hizmetin bulunmadığını ifade etti. Bunları 30 yaşın altındakilerin bilmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cihazı olanda doktor bulamazdınız, doktoru olanda tetkik yaptıramazdınız, çoğunda hiçbirini başaramazdınız. Öyle aile hekimliği filan, görülmüş, duyulmuş şeyler değildi. Hastaneye gitmek ayrı dert, gittin diyelim doktor bulup muayene olmak ayrı bir sıkıntı. Oldun diyelim tetkiki-tahlili ayrı bir macera, hadi hepsi bitti ilaçları alabilmek çok daha ayrı bir sorundu. Doktorlar ilacı bulsa dahi, o ilacın alınamadığı günleri yaşadı Türkiye... Bizlerin her birinin o yıllara dair acı bir tebessümle hatırladığı hastane maceralarımız muhakkak vardır. Benim var. Şu anda aynı dönemleri yaşadığımız aramızda kardeşlerim var veya benden 5-10 yaş daha küçük onlar, büyükleri söylemiyorum onlar gayet iyi bilir. O süreci beraber yaşadık. İşte Türkiye, o günlerden bugünlere geldi. Sadece birkaç karşılaştırma dahi, yaşadığımız büyük dönüşümü göstermeye yetecektir" ifadelerini kullandı.

"YENİ SAĞLIK YATIRIMLARI SÜRÜYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 13 yılda ambulans sayısını 617’den 5 bin 855’e çıkardıklarını belirtti. Türkiye'nin artık helikopter ve uçak ambulansının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bitmedi, böyle karda-kışta dağlara tırmanacaksın, nerede. Şimdi karda çıkabilmek için paletli ambulanslarımız var. Daha da ileri gidiyorum, teröre, terör bölgelerine yönelik zırhlı ambulanslarımız var. Her durum ve her ihtiyaç için ambulanslarımız mevcut" diye konuştu. 2002 yılına kadar, Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan sağlık tesisi sayısının bin 78 olduğunu, 13 yılda, ülke genelinde toplam 3 bin 228 adet sağlık tesisi daha inşa ederek milletin hizmetine sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hastanelerimizdeki odaları koğuş sisteminden çıkartıp, tek, çift, bazı yerlerde üç, buna benzer banyosu, tuvaleti, cihazları içinde olan televizyonuyla, konforuyla odalara dönüştürdük ve buna devam ediyoruz. Ülkemizin dört bir yanında yeni sağlık yatırımları sürüyor" dedi.

"HER ŞEHRİN MERKEZİNDE ŞEHİR HASTANESİ OLACAK"
"Hayalim gerçekleşiyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Neydi o hayalim biliyor musunuz? Şehir hastaneleriydi. Ve hamdolsun gecikmeli de olsa şimdi bu şehir hastanelerimizi yapıyoruz. Şu anda 18 farklı şehirde, 23 milyar lira yatırım maliyeti olan şehir hastanelerimizin inşası süratle devam ediyor. Bu hastanelere girdiğin zaman hastanede yok yok… Girecek bütün tetkik, tedavi her şey orada yapılıp oradan çıkacaksınız. Bundan sonra adres Amerika’nın Cleveland’ı değil, her şehrin bir merkezinde şehir hastanesi olacak. Şimdi burada da Anadolu yakasında bir tane. Nerede başlıyor? İnşallah şimdi o da başlıyor, inşallah biliyorsunuz eskiden Çekmeköy, o bölgede devasa bir uçak pistinin olduğu alanın olduğu yere inşallah şehir hastanemizi kuruyoruz. Avrupa Yakasında yine aynı şekilde İkitelli’de o da başladı, inşaat hızla devam ediyor. Bunlar devam edecek. Neden? Dedik ki; ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız, bunları yapacağız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihale süreçleri devam eden 14 adet şehir hastanesinin de en kısa sürede yapımına başlayacaklarını, onları da 2018 yılında tamamlayacaklarını vurguladı.

"GELEN HASTALARA SAĞLIK HİZMETİ VERİLİYOR"
Bugün Türkiye’de kendi vatandaşlarıyla birlikte yakın coğrafya başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen hastalara da sağlık hizmeti verildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Eskiden bizim insanlarımızdan imkânı olanlar teşhis ve tedavi için yurt dışına giderdi, şimdi yurt dışından buraya geliyorlar. Hamdolsun, alan el olmaktan çıktık, veren el haline geldik. Sağlık alanında da hizmet talep eden durumundan hizmet veren konumuna ulaştık. Dünyanın pek çok yerinden heyetler ülkemize gelip hem sağlık sistemimizi, hem de verilen hizmetleri inceliyorlar. Siz bu sağlık reformunu nasıl yaptınız diyorlar ve arkadaşlarımız da bunu kendilerine anlatıyor. Sağlık Bakanlığımız çok sayıda ülkeye kendi alanıyla ilgili danışmanlık hizmeti veriyor, örnek çalışmalar gerçekleştiriyor. Bunların hiçbiri kendi kendine olmadı, durup dururken olmadı. Hepsinin de gerisinde emek var, alın teri var, fedakârlık var, hepsinden öte vizyon var vizyon. Türkiye birilerinin göstermek istediği veya terörle perdelenmeye çalışıldığı gibi krizlerin pençesinde kıvranan bir ülke değildir, olmayacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta ve diğer alanlarda hedeflerinin doğrultusunda kararlı adımlarla ilerlediklerini, ilerlemeye de devam edeceklerini belirtti. Hem terörle mücadele ve bölgedeki krizler karşısındaki insani duruşlarını muhafaza edeceklerini, hem de 2023 hedeflerine ulaşacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların hiçbirinin diğerinin alternatifi olmadığını vurguladı.

"BU ÜLKEDE MÜSAADE EDİLMEYECEK"
Türkiye’nin, bunların her birini ayrı ayrı yürütecek güce, dirayete, kararlılığa sahip olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeter ki birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlü tutalım. İşte bunun için ne diyoruz? Tek millet; Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, Arap’ıyla, Boşnak’ıyla tek millet. 80 milyon, tek millet. İki; tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı. Hilal, bağımsızlığımızın ifadesi. Yıldız, şehidimizin ta kendisi. Evet, bayrağımızın alternatifi yoktur. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Ne dedik, tek vatan; 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Bu vatanın üzerinde kimse operasyon düşünmesin. Düşünen bedelini işte şu anda ödediği gibi öder ve ödemeye de devam edecektir. Rabiamız'ın dördüncüsü ne? Dördüncüsü de, tek devlet. Devlet içinde devlet olmaz. Neymiş o ya? Paralel devlet. Nereden çıktı bu ya? Sene 99 kaç Pensilvanya’ya git, orada bazı tohumlar at. Kendini gizle, Pensilvanya’dan evet acaba Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni nasıl ele geçiririz. Niye kaçtın? Ne işin var orada? Gel o zaman, Türkiye’ye gel, niye gelmiyorsun? Suçsuzsan buraya gel, niye gelmiyorsun? Birileri koruma altına mı aldı seni, ne işin var orada, gel? Şimdi zaten bunlarda imam çokmuş, hepsi de kaçıp gidiyor" dedi.

Bir kısmının cezaevinde, bir kısmının ise değişik ülkelerde dolaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne demiştik? İnlerine gireceğiz. Girdik, giriyoruz, girmeye devam edeceğiz. Ve tek devlet, bizim devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir, başka bir devlet tanımıyoruz. Ve legal görünüm altında illegal terör örgütlerine, illegal terör yapılanmalarına bu ülkede müsaade edilmez, edilmeyecektir" diye konuştu.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK SALDIRILAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete en üst standartta sağlık hizmeti sunabilmek için gece-gündüz çalışan sağlıkçıların her türlü teşekkürü ve takdiri ziyadesiyle hak ettiğini dile getirdi. "Her yerde olduğu gibi bu büyük camia içinde de yanlış yapılanlar olabilir, yanlış yapanlar da olabilir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bu tür yanlış yollara tevessül edenlere amirlerinden, güvenlik güçlerinden, adaletten önce camianın kendisinin hesap sorduğuna inanıyorum. Ama daha önemlisi; zaman zaman sizlere yanlış yapıldığını duyuyorum, takip ediyorum. Acil servislerde, polikliniklerde, kliniklerde doktorlarımıza, hemşirelerimize, idari personelimize yönelik sözlü ve fiili saldırılar asla kabul edilemez. Bunlar da insani değildir, bunlar vicdani değildir. Onun için de bu tür yanlış yollara sapanları özellikle uyarmak istiyorum. Hiçbir gerekçe insanlara sağlık hizmeti vermek için canını dişine takan bu kardeşlerimize yönelik saldırıları mazur gösteremez."

"SAĞLIK ÇALIŞANLARI, ÇOK BÜYÜK BAŞARI HİKÂYELERİ YAZDI"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık çalışanlarının özellikle terörle mücadelenin yoğun olarak sürdüğü yerlerde ve tabiat şartlarının zorlu olduğu bölgelerde çok büyük başarı hikâyeleri yazdığını söyledi. Cizre’de 13 kez roketle, defalarca silahlı saldırıya uğrayan hastanenin açılışını kendisinin yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada görev yapan personelin hizmetlerine hiç ara vermeden devam ettiğine dikkat çekti.

Sağlık personelinin roketlere ve mermilere rağmen görevlerine devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sur’daki hastanemiz benzer şartlarda hizmetlerini sürdürdü. Şırnak’ta, Nusaybin’de, Yüksekova’da ve diğer bölgelerimizde kendi hayatlarını tehlikeye atarak hayat kurtarma mücadelesi veren kahraman sağlıkçılarımıza bu vesileyle bir kez daha sevgilerimi, saygılarımı iletiyorum. Aynı şekilde gerek ülkemiz içindeki kamplarda ve gönüllü kuruluşlarımızın organizasyonlarında, gerekse yurt dışında mağdurlara ve mazlumlara hizmet etmek için çırpınan, koşturan, mücadele eden doktorlarımız ve sağlık personelimiz var. Onlara da insanlığın ortak vicdanı adına gösterdikleri fedakârlık için teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından beraberindekilerle birlikte sağlık tesislerinin toplu açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış kurdelesini "Rabbim bu hastanemizi inşallah birçok dertli yavrularımızın, dertli hanım kardeşlerimizin derdine bir şifa kaynağı olarak lütfetsin. Ve gerek başta hükûmetimiz ve tüm sağlık personelimiz olmak üzere hepsine başarılar diliyoruz. Kurdeleyi bu dua ve temenniyle kesiyoruz, ya Allah Bismillah" diyerek kesti.

Etiketler : "Alan - El - Olmaktan - Çıktık - - Veren - El - Haline - Geldik" -
İlginizi çekebilecek diğer haberler