"Bölge Çok Ağır İnsan Hakları İhlalleriyle Karşı Karşıya"

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, son 6-7 aydır sokağa çıkma yasaklarıyla, bölgenin çok ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını savundu.

01-04-2016


CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, son 6-7 aydır sokağa çıkma yasaklarıyla, bölgenin çok ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını savundu. Tanrıkulu, Sur'daki kamulaştırma kararına ilişkin, "İnsanların iradesine aykırı şekilde uzlaşmaya zorlayacaklar, ellerindeki Bakanlar Kurulu kararını, Demokles'in kılıcı gibi sallayacaklar" dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "kısa bir dönemde bir çok yıkıma, ölüme imza atmış bir Başbakan olarak tarihe geçtiğini" iddia eden Tanrıkulu, 16 Ağustos-18 Mart tarihlerinde 310 sivilin öldüğünü bildirdi. Tanrıkulu, yakıp, yıkan bir anlayışla, hendek, barikat, terör eylemleriyle Kürt sorununun çözülemeyeceğini ifade ederek, hükümetin, Türkiye'yi yol ayırımına getirdiğini savundu.

Manidar bir günde, 21 Mart'ta Sur'da 6 bin 500 parsele el konulduğunu, bu yöntemin yasal olarak hukuka, anayasaya aykırı olduğunu iddia eden Tanrıkulu, her parsel, her bina için ayrı ayrı gerekçenin yazılması gerektiğini belirtti. Tanrıkulu, ancak hükümetin önce el koyduğunu, sonra gerekçesini yazacağını, bunun hukuktan uzak bir anlayış olduğunu ileri sürdü. Sezgin Tanrıkulu, ilçedeki esnaf, ticaret, sanayi odaları, barolar, dini azınlıklar, kamu kurumları, yerel yönetemlerle görüşme yapılmadığını, Ankara'dan Diyarbakır'ın bir yerine el konulduğunu iddia etti.

Tanrıkulu, "Evlerini başlarına yıktıkları birini çağıracaklar, 'verdiğimize razı olacaksın ya da el koyacağız ya da TOKİ'den ev vereceğiz' diyecekler. İnsanların iradesine aykırı şekilde uzlaşmaya zorlayacaklar, ellerindeki Bakanlar Kurulu kararını, Demokles'in kılıcı gibi sallayacaklar. Burayı da büyük rant alanı haline getirecekler. Sayın Davutoğlu'na sesleniyorum: Cuma namazlarını siyasetin aracı olarak kullanmaktan vazgeçsin; iletişimle, diyalogla, halkın isteklerini dikkate alacak bir yöntemi benimsesin" diye konuştu.

AK Parti'de yerel yönetimlere, terörle ilişiği tespit edilen belediyelere yönelik bir çalışma olduğunu belirten gazeteciye Tanrıkulu, "Doğrudan doğruya darbe planının devamıdır. Kentlere el koyuyorlar, şimdi de yönetime el koyacaklar. Hükümet, Ankara'dan Türkiye'yi yönetmekten vazgeçsin, merkezi değil yerel yönetimleri güçlendirmeliyiz" karşılığını verdi. Tanrıkulu, bir soru üzerine, Türkiye'de hiç kimsenin, ordunun demokrasi dışı bir yönteme girişemeyeceğini, Türkiye'de darbe döneminin kapandığını kaydetti.

İlginizi çekebilecek diğer haberler