"Bununla Dünyaya Mesajımızı Vereceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bu şehrin en büyük projesinin Kanal İstanbul olacağını vurgulayan Erdoğan, "Bu bir dünya projesi. Yani bir yerde Süveyş olabilir, bir yerde Panama olabilir ama burada da Kanal İstanbul. Bununla dünyaya mesajımızı vereceğiz" dedi.

29-04-2018


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İstanbul İl Kadın Kolları 5. Olağan İl Kongresi'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne kadar AK Parti İstanbul Teşkilatları ve özellikle Kadın Kolları'nda görev yapan tüm kadınlara teşekkür etti. Kongrenin İstanbul, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, İstanbul'u anlatmak için yazılan şiirlerin, söylenen sözlerin, yapılan resimlerin külliyatının, başlı başına kütüphane ve müzeleri dolduracağına işaret etti.

Şairlerden ilham aldığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bizim için İstanbul, sade bir semtini sevmenin bile bir ömre değdiği yerdir. Bu şehri ancak gözleri kapalı dinlediğimizde anlayabiliriz. Bu şehir öyle bir şehir. Bu şehir, benim zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim, vatanım dediğimiz şehir. Burası güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar olan bir şehir. Ne kadar içinde yaşarsak yaşayalım, seni görüyorum yine, gözlerimle kucaklar gibi uzaktan diyerek bu şehre hasretimizi dindiremeyiz. Ama her şeye rağmen Rumeli Hisarı'nda oturup bir türkü tutturduğumuz bu şehirde bunu da yaşamaktan asla vazgeçemeyiz. Kimi zaman 'Yine sen kazandın İstanbul, ben yenildim' diye isyan etsek de sözümüzün sonunu 'Yine emrindeyim' diye bitirmekten kendimizi alamayız. Hep dediğimiz ve diyeceğimiz gibi, seversen olayım yarin İstanbul."

"Milletvekillerimizin 98 Tanesini İstanbul Seçiyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece kıtaların değil, medeniyetlerin, kültürlerin, güçlerin de birleştiği İstanbul'un insana kattığı vizyon ve kazandırdığı ufuğun hiçbir maddi değerle ölçülemeyeceğinin altını çizdi. Bu şehrin manevi dünyaya sağladığı zenginliği ancak içinde yaşayanların hissedebileceğine değinen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Sizler işte böyle bir şehrin hanımefendileri olarak hem şanslısınız hem de büyük bir sorumluluk sahibisiniz. İstanbul 15 milyonu bulan nüfusuyla dünyadaki ülkelerin dörtte üçünden daha büyük bir şehirdir. Aynı şekilde İstanbul'un her bir ilçesi, nüfusuyla, ticaretiyle sosyal, kültürel, sportif altyapısıyla pek çok şehrimizden çok daha ileridedir. Tabii İstanbul siyasi temsilde de çok önemli bir yere sahiptir. Yeni sistemde 600'e çıkan milletvekillerimizin 98 tanesini tek başına İstanbul seçiyor. Böyle olunca İstanbul'da iddia ve güç sahibi değilseniz, Türkiye'nin kalanında belli düzeyin üzerine çıkabilmeniz neredeyse bir imkansız hale geliyor."

"İstanbul Türkiye'dir, İstanbul Dünyadır"
Erdoğan, 24 Haziran'da Türkiye'nin hem yeni yönetim sistemine göre görev yapacak cumhurbaşkanını seçeceğini hem de Meclis'in 600 üyesini belirleyeceğini hatırlattı. İstanbul'un yaklaşık 9,5 milyonluk seçmeniyle 24 Haziran'ın da belirleyicisi olacağının altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İstanbul ne derse Türkiye onu der. Bilindiği gibi 2017 halk oylamasında İstanbul'da yaklaşık 4,5 milyon oyla yüzde 48,6 düzeyinde bir evet oranına ulaşmıştık. O zaman açık söyleyeyim üzüntülüydüm çünkü biz yüzde 48,6 ile sandıklardan çıkmamalıydık. Çünkü bu İstanbul'a bizim aşkımızla mukayese edilecek başka aşık yoktu. Biz İstanbul'u çok seviyoruz. İstanbul'a olan aşkımız çok çok farklı ama böyle oldu. Şimdi yeni bir yoldayız. Bu 48,6 şüphesiz ki önemli bir başarı ama bizim beklendiğimizin çok uzağında. AK Parti için İstanbul'un çıtası çok daha yüksektir, öyle olmak zorundadır. Aksi takdirde Türkiye genelinde hedeflediğimiz düzeye çıkamayız. İyi bir çalışmayla buradaki oyumuzun üzerine 1-1,5 milyon çok rahat koyabileceğimize ben inanıyorum. Unutmayınız, İstanbul sadece İstanbul değildir. İstanbul Türkiye'dir, İstanbul dünyadır. Tıpkı dünyanın ve Türkiye'nin yarısı gibi, İstanbul'un yarısı da hanımlardır. Dolayısıyla sizlerin göstereceği çaba ve elde edeceği sonuç, İstanbul'un ve onunla birlikte Türkiye'nin kazanılmasında hayati öneme sahiptir. İstanbul, adeta 81 vilayetimizin bayraklarının dalgalandığı bir şehirdir. Öyleyse el ele vereceğiz, kol kola vereceğiz ve 24 Haziran'da destanımızı yazacağız."

"Kadınları Siyasette Daha Etkili Görmek İstiyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonu dolduran Kadın Kolları üyelerinin coşkulu destekleri üzerine "Hanımlar sizin gadanızı alayım gadanızı, maşallahınız var" diye seslendi. Kadın Kolları üyelerinden 24 Haziran'da İstanbul'da tarih yazmalarını isteyen Erdoğan, partili kadınlardan seçim tarihine kadar İstanbul'un tüm ilçelerini, mahallelerini, sokaklarını, binalarını kapı kapı dolaşmaya çağırdı. 24 Haziran'a kadar İstanbul'da ulaşılmamış ve gönlü kazanılmamış hiçbir kadın bırakılmamasını da isteyen Erdoğan, "İstanbul seçimlerine hanımeli değdirmeye, hanım damgası vurmaya, hanım titizliğiyle bu şehri baştan sona ayağa kaldırmaya hazır mıyız? Maşallah, İstanbul'un kadınlarına da bu yakışır" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 yılda, mal paylaşımından istihdama şiddetten korunmadan, doğum desteklerine kadar her alanda kadınlara yaptıkları hizmetleri anlatmakla bitiremeyeceklerini belirterek, kadınları siyasette daha etkili, katılımcı, daha yüksek oranlarda temsil edilir şekilde parlamentoda görmek istediklerini vurguladı.

"En Büyük Payı Da İstanbul Alıyor"
Kadınları 24 Haziran'daki genel seçimlerde ve gelecek yıl yapılacak seçimlerde AK Parti'de daha aktif bir şekilde yer almaya davet eden Erdoğan, "İstanbul, sadece gönlümüzün baş köşesinde yer almakta kalmıyor. Aynı zamanda hizmetlerimizden en büyük payı da İstanbul alıyor. Önce Marmaray, sonra Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve nihayet Avrasya Tüneli'yle iki kıtayı denizin altından ve üstünden birbiriyle üç kez daha buluşturduk. Şöyle bir özellik daha var; Biz, Fatih'in torunlarıyız. Fatih gemileri, kadırgaları karadan yürüttü. Biz de ahdettik, dedemiz Fatih gemileri, kadırgaları karadan yürüttüğüne göre biz de ondan ilham alarak 'Denizin altından Marmaray'ı, Avrasya Tüneli'nden de otomobilleri yürütmekte kararlıyız' dedik ve bunu başardık" diye konuştu.

Yurt dışından gelen birçok liderin bunları gördüğü zaman "Siz bunları nasıl başardınız?" diye sorduklarını aktaran Erdoğan, "Ama bizim bir derdimiz var, sadece başkanlığı almayacağız. Aynı zamanda da parlamentonun kahir ekseriyetini de AK Parti olarak bizim almamız, 'Cumhurun İttifakı' olarak bizim almamız gerekiyor. Cumhur İttifakı, parlamentoda önemli, bunun başarmamız lazım ve kahir ekseriyetiyle başarmamız lazım ki birilerine özellikle de bu ana muhalefete ve terör destekli olan malum partiye, bunlara gerekli dersi inşallah 24 Haziran'da vereceğiz" ifadelerini kullandı.

"Yüksek Hızlı Trenle Kuşatacağız"
İstanbul'u Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli ve Sakarya'ya yüksek hızlı trenle bağladıklarını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin geçmişinde yüksek hızlı tren diye bir şey olmadığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi en Doğu'dan en Batı'ya yüksek hızlı trenle kuşatacaklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"3. Havalimanının, ilk etabını inşallah 29 Ekim'de hizmete alıyoruz. Yılda 90 milyon insanın taşınacağı 3. Havalimanıyla dünyada ilklerin arasına giriyoruz. İnşallah 2023'te bu rakam 150 milyona çıkacak yılda. Orada belki de bir numara olacağız. Çünkü biz ilklerin partisiyiz, ilklerin iktidarıyız. Bize de bu yakışır, bunu yapmamız lazım. İstanbul İzmir arasındaki mesafeyi 3,5 saate düşürüyoruz. Ey gidi günler ey... 6 saat, 7 saat, 8 saat İstanbul İzmir, 10 saat İstanbul İzmir. Şimdi 3,5 saat ve yollar pırıl pırıl. Peki burada körfezi neyle geçiyoruz. Osmangazi Köprüsü'yle geçiyoruz. Osmangazi Köprüsü'yle bir şey daha başarıyoruz; İstanbul Bursa arasını da 1 saat 15 dakikaya, 1,5 saate indiriyoruz. 

Peki, bütün bunlar niçin yapılıyor, ne de biliyor musunuz? Biz milletimizi çok seviyoruz. Biz milletimize aşığız. Ya bizim milletimiz en güzeline layık. En modern yolculuk, yollar bizim milletimize has. Şimdi şuradan çıkıyorsun, arabana biniyorsun, yolun sağı solu yemyeşil. Eskiden Avrupa'ya Amerika'ya gittiğimizde bakardık yolun sağı solu yemyeşil, her taraf orman. Onların arasından araçla gidiyorsun. Bu adamlar bunu yaptı. Hans yapıyor, George yapıyor, biz niye yapmıyoruz? Biz de 'Bunları yapacağız' dedik ve yaptık ama bitmedi. Daha yapacağımız çok şey var. İşte modern Türkiye'nin inşası budur."

"Modern Türkiye'yi İnşa Ettik"
Modern Türkiye'yi inşa ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, "Ama bunu inşa ederken, örneğin 'kentsel dönüşüm' diyoruz. Hemen karşımıza ana muhalefet çıkıyor. Niye? Rahatsız, rahatsız... Malum teferruatına girmeyeyim, siz anlıyorsunuz. Çünkü bu ülkede bunların dikili bir ağacı yok. Bunlar taş taş üstüne koymadılar. Ama biz istiyoruz ki, bir şeyler ortaya konsun, bunları yapalım. Biz ağaç dikiyoruz. Adam kalkıyor, yürüyüş yapıyor. Nerede? Gezide. Ne diyor? 'Bunlar ağaç söktü' diyor ya biz ağaç söker miyiz? Biz milyonlarca, milyarlarca fidan, ağaç diktik bu ülkede. Ey bay Kemal, senin dikili ağacın var mı ya? Kaç tane var onu söyle. Belediyelerin de dahil olmak üzere kaç tane var onu söyle. Ama biz geldiğimizde bu Türkiye'nin geneline fidanlarımız, ağaçlarımızla tarihi yazdık ve yeşil Türkiye'yi bu şekilde inşa ettik. Etmeye de devam ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. 

Kuzey Marmara Otoyolu'nun bir parçası 1915 Çanakkale Köprüsü'nün inşasına başladıklarını anımsatan Erdoğan, Gelibolu ayaklarının ve Lapseki tarafının kazıklarının çakıldığını ve temellerinin atıldığını aktardı. Erdoğan, köprüyü 4 yılda bitireceklerini vurgulayarak, "Herhangi bir sıkıntımız yok. Yola devam ediyoruz. Çanakkale'deki o kopukluğu da gideriyoruz. Orada da Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlıyoruz. Biz buyuz, fakat bunu milletimize kim anlatacak? Siz hanım kardeşlerim anlatacaksınız. Şu an da ekranları başında bizi izleyenler olabilir ama olmayan da olabilir dolayısıyla hanım kardeşlerim bunları anlatmalı. Unutmayın 'Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür', unutur insanoğlu. Onların da unutmaması için bunları anlatmamız lazım. Bir kere anlatmak olmaz bir daha anlat. Anlatarak hedefe yürüyeceğiz" dedi.  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin "Çılgın Projem" dediği Kanal İstanbul projesinin hazırlıklarını sürdürdüklerini bildirdi. Bu şehrin en büyük projesinin Kanal İstanbul olacağını vurgulayan Erdoğan, "Bu bir dünya projesi. Yani bir yerde Süveyş olabilir, bir yerde Panama olabilir ama burada da Kanal İstanbul. Bununla dünyaya mesajımızı vereceğiz. Yeni dönemde ilk işlerimizden biri Kanal İstanbul'un inşasını başlatmak olacaktır. İstanbul büyüklüğünde bir şehrin ulaşımını ancak raylı sistemler üzerinden çözmek mümkündür. Bunun için de İstanbul'umuzu raylı sistemlerle donattık, donatıyoruz" diye konuştu.

"Vatandaşlar Her Yere Rahatlıkla Gidebilsin"
Erdoğan, vatandaşların sıkıntı çekmeyip rahat hareket etmeleri adına çok çalıştıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaşlar her yere rahatlıkla gidebilsin. En son Üsküdar-Ümraniye metrosunun açılışını bizzat yaptık. İstanbul yollarını rahatlatacak 16 tünel projesinden biri olan Kasımpaşa-Hasköy tünelini de 27 Ocak'ta yine bizzat açtık. Bugüne kadar İstanbul'a 17 kilometre uzunluğunda tünel, 160 kilometreyi aşan metro hattı inşa ettik. İstanbul, sana aşığız. İstanbul, aşkımızın gereğini yerine getiriyoruz. 24 Haziran'dan sonra da senin aşkının gereğini ifa edeceğinize inanıyoruz. 2020'ye kadar İstanbul'u 68 kilometre tünel ve 355 kilometre metro uzunluğuyla kavuşturmak istiyoruz. Bu tarihten sonrası içinde 120 kilometre yeni tünel 650 kilometre de yeni raylı sistem projemiz de hazır. 

Kardeşlerim rahat olun biz bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik biz sadece ve sadece Allah'ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik, başka bir yerde asla. Şimdi hedef 190 kilometre tünel ve bin kilometre raylı sistem uzunluğuyla İstanbul'u dünya çapında bir ulaşım ağına kavuşturmaktır. Sağlıkta İstanbul'a 51'i hastane olmak üzere toplam 127 tesisi hükümetlerimiz döneminde kazandırdık. Şimdi de İstanbul'un iki yakasına 7 bin yatak kapasiteli 2 dev şehir hastanesi yapıyoruz. İkitelli'deki Başakşehir Şehir Hastanesi'nin inşaatı hızla sürüyor. Sancaktepe Şehir Hastanemizin de inşaatına inşallah en kısa sürede başlıyoruz."

TOKİ vasıtasıyla 15 yılda başlattıkları 156 bine yakın konut projesiyle İstanbul'u adeta yeni baştan inşa ettiklerinin altını çizen Erdoğan, tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış İstanbul'un gerçekten eşsiz bir şehir olduğunu söyledi. Erdoğan, tarih boyunda İstanbul'a su temininin önemli bir mesele olduğunu kaydederek, "Bir başka ifadeyle İstanbul suyun yanı başında ama suya hasret bir şehir olmuştur. İstanbul'da geçmişte yaşanan su sıkıntısının şehri nasıl esir aldığını ancak bilen bilir. Sene 1994 İstanbul susuz muydu? Gençler bilmeyebilir. Çünkü o zaman doğanlar şu anda 24 yaşında. Yani 24 yaşındaki genç İstanbul'un susuzluğunu bilmez. Şimdi söylüyorum, o susuz şehri su bulur hale kim getirdi? Biz getirdik. Susuzluktan daha kötü bir şey olabilir mi? Benzin istasyonları gibi İstanbul'da su istasyonları kurulmuştu. Biz 180 kilometreden Istranca Dağları'ndan İstanbul'a su getirdik ve İstanbul'u susuzluktan kurtardık" ifadelerini kullandı.

"CHP Demek Hava Kirliliği Demektir"
Suyun, abıhayat olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"İstanbul'u abıhayata kavuşturduğumuza göre evet ben de halkımdan bir şeyler istiyorum. Ben inanıyorum ki benim halkım da bunun gereğini yapacaktır. Çünkü CHP, susuzluk demektir. O zaman İstanbul'da CHP iktidarı vardı. Onlar bizi susuz bıraktılar. Ümraniye'de çöplük patladı, 39 vatandaşım benim Ümraniye'de öldü. CHP, çöplük demektir. Biz oraları şimdi pırıl pırıl yaptık. Oralarda spor tesislerini kurduk ama bunlar asla bunları yapamadı. CHP demek hava kirliliği demektir. Yine o dönemde gazeteler maske dağıtıyordu, hava kirliliğinden dolayı, unutmayalım bunları. 

Aynı zamanda yine CHP demek işte bu dönemlerde yaşadığımız bu sıkıntılarda olduğu gibi biz doğal gazı İstanbul'a getirdik. Teslim aldığımız CHP yönetimi o dönemde İstanbul'daki ne kadar eve doğal gaz getirmişti biliyor musunuz? 50 bin. Ben İstanbul'dan ayrılırken İstanbul'a bizim getirmiş olduğumuz doğal gaz miktarı, 1 milyon 250 bin eve biz doğal gaz getirdik. Biz öyle çalıştık, çalışıyoruz. Ama şimdi zaten elhamdülillah 2 ilimizin dışında doğal gazın gitmediği il, bu yıl sonu itibarıyla o 2 il de halloluyor ve böylece 81 ilimizin tamamına doğal gazı götürmüş oluyoruz. Şimdi bunlar modernite, modernizm, medeni olmak diyorlar. Ya sizin medeni olmakla ne işiniz var ya. Lafla medeni, modern olunmaz. İcraat, icraat. Sen benim vatandaşımı tezekten kurtarıyor musun? Yok. Çünkü CHP demek aynı zamanda tezek demektir. Evet, onlar tarih oldu ya."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı ne yapmışsa kendilerinin de bunları yapıp onları geçeceklerini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
"Sadece İstanbul'a 21 milyon fidan dikerek şehrin yeşil alanlarını çoğalttık. Niye? Modern bir şehir. Aynı zamanda eğitim-öğretim şehri olan İstanbul'un bu konudaki çıtasını da yükselttik. 2002'de 21 olan İstanbul'daki üniversite sayısı bugün 57. Nereden nereye. Böylece 2002'de 206 bin olan İstanbul'daki üniversite öğrenci sayısı bugün 890 bini aştı. İstanbul'a 34 bin derslik, 14 bin 500 kişilik Yüksek Öğrenim Yurtları kazandırdık. Önümüzdeki 3 yıl içinde 14 bin 250 kişilik yurtlar daha açıyoruz. İstanbul'a yaptığımız bu hizmetler yetmiyor. Bunu özetleyecek olursak biz gerçekten çok kısa bir özet yaptık. Bunları kampanyada sizlere animasyonlarla çok daha farklı bir şekilde anlatacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlardan AK Parti'nin bugüne kadar yaptığı icraatları her fırsatta millete anlatmalarını istedi. Haziran'da çok farklı bir seçim olacağını ifade eden Erdoğan, "İnşallah bir kez daha milletimizin karşısına çıkıyoruz, bugüne kadar yaptıklarımızın hesabını veriyoruz, yapacaklarımızı da anlatıyoruz" dedi. Muhalefetin yaptığı bir şeyin olmadığını, neyi yaptığını anlatamayacağı için neyi yapmak istediğini söyleyeceğini dile getiren Erdoğan, "Karnemiz gayet dolu. Gayet iyi durumdayız. Yeni yönetim sisteminde Cumhurbaşkanı ve belediyeler olarak, el ele vererek İstanbul'u çok daha ileriye taşıyacak projeleri hayata geçireceğiz. Unutmayın İstanbul büyüdükçe Türkiye büyür. Bunun için Cumhurbaşkanı olarak mesaimin önemli bir bölümünü İstanbul'a vermemden daha tabii bir şey olamaz. Bizim İstanbul'a sevdamız son nefesimize kadar bitmeyecek. Böyle bir sevdadır" diye konuştu

Necip Fazıl Kısakürek'in "Gideriz, nur yolu izde gideriz /Taş bağırda, sular dizde, gideriz/ Bir gün akşam olur, biz de gideriz /Kalır dudaklarda şarkımız bizim" dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz gitsek de inşallah ülkemize ve özellikle İstanbul'a olan sevdamızın şarkısı Allah'ın izniyle dudaklarda kalacaktır. 24 Haziran seçimlerinde işte bu yolda, bir kez daha milletimizin huzuruna çıkıp destur isteyeceğiz. Bizim Türkiye için hedeflerimiz var, bizim milletimiz için hayallerimiz var. Bizim çocuklarımıza bırakmak istediğimiz bir ülke fotoğrafı var. Bu fotoğrafta yokluğa, yoksulluğa, yasaklara, -açıyorum- baskıya, zulme, haksızlığa, adaletsizliğe, esarete yer yoktur. Bizim, büyük ve güçlü Türkiye fotoğrafımızda sadece demokrasi vardır, sadece adalet vardır, sadece hukuk devleti vardır, sadece temel haklar ve özgürlükler vardır, sadece refah vardır, sadece kalkınma vardır."

"Sandıklarda Sorosları Bitirmeye Var Mıyız?"
Kadınlara seslenerek, "24 Haziran'da demokrasimizi daha da güçlendirmeye var mıyız?", "24 Haziran'da ekonomimizi daha da büyütmeye var mıyız?", "24 Haziran'da ülkemizi daha ileriye taşımaya var mıyız?", "24 Haziran'da rekor bir oyla Cumhurbaşkanı seçmeye var mıyız?", "24 Haziran'da Meclis'te en yüksek oyu ve sandalye sayısını almaya var mıyız?", "24 Haziran'da kendimizle birlikte tüm dünyada bizi takip eden yüzlerce milyon kardeşimizin yüreğini ferahlatmaya var mıyız?" diye soran Erdoğan, salondan "Evet" cevabını aldı. 

Erdoğan, konuşmasına şöyle sürdürdü:
"24 Haziran'da sandıklarda Sorosları bitirmeye var mıyız? Çok önemli bu. Ne tezgahlar, ne tezgahlar... İçerideki Soroslar, dışarıdaki Soroslar, hepsi birleşmişler, sadece AK Parti'yi nasıl bitiririz. Bitiremeyeceksiniz, bölemeyeceksiniz. Allah'ın izniyle inandığımız bu yolda kararlılıkla yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Kardeşlerim, siyasi hayatımda, hep hanım kardeşlerime güvendim. En verimli çalışmaları hep hanım kardeşlerimle birlikte yürüttüm. Sizler bugün burada 'tamam' diyorsanız, 24 Haziran'da zaferimiz tamamdır inşallah. Unutmayın, kale içeriden fethedilir. O da sizinle olur. Dünyada kadınların isteyip de başaramadığı bir iş var mıdır? Ben bilmiyorum. Güçlü kadınlarla güçlü yarınlara. Bugün burada sizlerin gönlünde ve gözünde 24 Haziran başarısının azmini, heyecanını, kararlılığını görüyorum. İnşallah o gece zaferimizi de sizlerle birlikte kutlayacağız."

Türkiye'nin 2007 yılındaki Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliğiyle başlattığı işi 24 Haziran'da nihayete erdireceğini dile getiren Erdoğan, "Geçtiğimiz 10 yılda yaşadığımız her hadise bize atılan bu adımın ne kadar doğru olduğunu göstermiştir. Ülkemizin yaklaşık 200 yılı bulan yönetim sistemi arayışlarında dönüm noktalarını Tanzimat'ın ilanı, Cumhuriyet'in kuruluşu ve özgür seçimlerle çok partili siyasi hayata geçmemiz olarak sayabiliriz. Şimdi, burada bir şeyi özellikle vurgulamak istiyorum. O da şudur; inşallah 16 Nisan'la hukuki temeli atılan 24 Haziran tarihini ne yapacağız, buna ilave edeceğiz. Çünkü 16 Nisan bunun tamamı değildi, sadece bir kısmıydı. Şimdi tamamını inşa ediyoruz. Esasen bunların hepsi birbirini tamamlayan bir sonrasının önünü açan atılımlardır" diye konuştu.

"Gözleri Yaşlı Milletvekilleri Var Orada. Üzüldüm"
Yaşanan dönemin öneminin, bazen çok sonraki zamanlarda anlaşılabildiğini ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Mesela; 2007'deki Anayasa değişikliğinin ülkemizi bugünlere getireceğini o zaman çok az kişi kavrayabilmişti. Aynı şekilde birilerinin hala 24 Haziran'ın önemini anlayamadığını görüyorum. Eğer anlasalardı 18 Nisan'dan bugüne kadar geçen süreyi, saçma sapan, milletvekili transferleriyle, adaylık tartışmalarıyla, polemiklerle heba etmezlerdi. Ne yazık değil mi? Hale bakın. 15 tane milletvekilini kalkıyorsun, bir tane partiye, sözde bir partiye veriyorsun, neymiş grup kursunlar. Bu bir defa 15 tane milletvekiline saygısızlıktır. Onlara oy veren halkımıza da saygısızlıktır. Onlara demokratik haklarını kullanmak suretiyle bir milletvekili payesini verenlere saygısızlıktır ama hani bu diktatör var ya, ikide bir bana diktatör diyor, diktatörün ta kendisi sensin. Hem de öyle bir diktatörsün ki insanların iradesine ipotek koyuyorsun. Baktım gözleri yaşlı milletvekilleri var orada. Üzüldüm. Çünkü bu parlamentonun içinde böyle milletvekilleri olamaz. Ne yapsın garibim. Genel Başkanları emretti onlar da gözleri yaşlı olarak oraya gitti. Gitti de parlamentoda o sözde, yeni adım atan partinin sıralarına oturmadılar. Yine nerede kaldılar? Mevcut partisinin sırasında, koltuklarında kaldılar. Böyle bir demokrasi olur mu? Böyle bir politika olur mu? Böyle bir siyaset olur mu ama bu ana muhalefet işte bu ülkeye bunu da kazandırdı. Ben de diyorum ki asıl belirleyici sen değilsin, asıl belirleyici milletimdir 24 Haziran'da bunu sana gösterecek."

"Bu İttifak Cumhurun İttifakıdır"
Yeni yönetim sisteminin ne anlama geldiğini çok iyi bildikleri için çalışmaları ona göre yaptıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
"Seçimlerin 2019 yılında yapılacağını hesap ederken bile partimizi ve ülkemizi vakitlice bu büyük değişime hazırlamak için erkenden yola çıkmıştık. Seçim ittifaklarından milletimizle kucaklaşmaya kadar tüm altyapımızı oluşturduğumuz için 24 Haziran tarihi bizde herhangi bir telaşa, herhangi bir şaşkınlığa yol açmadı. Teşkilatlarımızla ve parti organlarımızla kesintisiz bir istişare halinde adımlarımızı atıyoruz, Yüksek Seçim Kurulu'nun takvimine göre, ona paralel olarak, tüm hazırlıklarımızı tıkır tıkır yürütüyor, sandığın milletimizin önüne konacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü biz hiçbir zaman sadece seçimden seçime milleti hatırlayan parti olmadık. Bizim her günümüz, her anımız milletimizle birlikte geçiyor. Şimdi seçimler dolayısıyla milletimizle aramızdaki bu muhabbeti, bu hasbihali daha da sıklaştıracağız. Şimdi ben sizlere özellikle şunu söylüyorum; Milliyetçi Hareket Partisi ile biliyorsunuz bir ittifak oluşturduk. Bu ittifak cumhurun ittifakıdır. Dolayısıyla cumhurun ittifakında ben inanıyorum ki sizler aramızdaki bu dayanışmayı daha da güçlendireceksiniz, hiçbir dedikoduya, fitneye, fesada fırsat vermeden, el ele, dayanışma halinde cumhurun ittifakı olarak hem Cumhurbaşkanımız'ı seçeceğiz, hem de parlamentoda cumhurun ittifakı olarak çok güçlü bir grupla temsil yetkisini milletimizden alacağız."

"Afrin'de 4 Bin 305 Teröristi Etkisiz Hale Getirdik"
"Çok yoruldunuz biliyorum. Çünkü sadece koşarak insanoğlu yorulmaz bazen de oturarak yoruluyor" diyerek katılımcıları ayağa kalmaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rabia işareti yaparak, katılımcılarla "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" söylemini yineledi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tek millette ne var? 81 milyon var. Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Abaza'sıyla, Boşnak'ıyla, Arnavut'uyla, Roman'ıyla 81 milyon, tek millet. 2, tek bayrak. Şu bayrağımızın güzelliğini görüyor musunuz? Bu bayrağımıza eş bir bayrak tanımıyoruz. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Değerli kardeşlerim, işte hilal. Biliyorsunuz Afrin, Fırat Kalkanı bütün bunlar onun uğruna yapıldı. Şu anda Afrin'de son geldiğimiz sayıyı da sizlere vereyim, Afrin'de 4 bin 305 teröristi etkisiz hale getirdik. Kuzey Irak'ta 372 teröristi etkisiz hale getirdik. Yurt içinde Cudi'de, Gabar'da 281 teröristi etkisiz hale getirdik."

Konuşmasında şehitlere rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim inşallah bütün şehitlerimizi o peygamberler makamına en yakın makamda taltif edecek, vaadi var. İnşallah, bundan yüce bir makam olmaz, Rabbim inşallah bizlere de o makamı lütfetsin. Kardeşlerim, dördüncüsü tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devlet tanımıyoruz. Yok paralel devletmiş, yok şuymuş, buymuş. Paralel devleti isteyenler varsa buyrun Pensilvanya'ya. Buyursunlar oraya gitsinler. Avrupa'ya gitsinler, nereye isterlerse ama bu topraklarda paralel devlete yer olmayacak. Bu topraklarda Allah'ın izniyle devletine ihanet eden, vatanına ihanet eden, milletine ihanet edenlere yer olmayacak. İnsanca çalışacaksan, bu vatana hizmet edeceksen eyvallah. Aksi hayır" şeklinde konuştu.

"Kardeşlerim bütün bunlar için bir şeye ihtiyacımız var; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını, 'Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya/ Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Türkiye" sözleriyle tamamladı.

Kongreye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ile eşi Semiha Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Mehdi Eker, Hayati Yazıcı, Mustafa Atar, Erol Kaya, AK Parti İstanbul milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler