"Cihatçı Örgütlerin Desteklenmesi Doğru Yaklaşım Değildir"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Suriye'deki cihatçı örgütlerin desteklenmesi, bunların masum gösterilmesi, cihatçı örgütler her sıkıştığında bir takım gerekçelerle imdadına koşulmaya çalışılması doğru yaklaşım değildir" dedi.

16-02-2016


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Soma davasının yarın yapılacak 6. duruşmasını, partisinin iş güvenliği ve iş kazalarını önleme komisyonunun da takip edeceğini söyledi. Çok sayıda madenci yakınının, son duruşmaya yol masraflarını karşılayamadığı için gelemediğini ifade eden Özel, madencilere verilen sözlerin tutulmadığını, kamuoyunun ilgisinin azaldığını savundu. Özel, kamuoyunu, Soma davasına yeniden ilgili göstermeye çağırdı.

Özgür Özel, Meclis'in bu hafta araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin geliştirilmesine ilişkin yasa tasarısı ile Kişisel Verilerin Korunması Yasa Tasarısı'nı görüşeceğini anımsatarak, CHP'nin, hükümetten, Suriye ve sınırda yaşanan gelişmeler hakkında içtüzük gereğince bilgi isteyeceğini bildirdi. Özel, hükümetin, böyle önemli bir konuda Meclis'e bilgi sunması, siyasi partilerin de görüş ve önerilerini sunacağı müzakere başlatmasını istedi. Hükümetin, Meclis'ten bilgi saklaması halinde genel görüşme talebinde bulunacaklarını belirten Özel, "Başbakan, İçişleri Bakanı, İçişleri Müsteşarı, MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanı böyle bir gündemde siyasi parti gruplarını ziyaret etmeyecek, Genel başkanlara bilgi vermeyecek, önerilerini almayacaksa ne zaman alacaklar?" diye sordu.

İncirlik Üssü'nü 17 ülkenin kullanabilir durumda olduğunu ifade eden Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İncirlik Üssü, sadece savaş sürerken kullanılan delta alarm durumunun, bir alt durumunda olan 'charlie' posizyonunda. Ama TBMM'de, ölüm sessizliği ve hükümette kaygısızlık var. Savaşa girmek, sınır ötesi operasyon yapmak, sınırdan öteye topçu atışı yapmak, Türkiye'den yabancı askerlerin geçecek olması, Türkiye'nin olası bir kara harekatının girişilmesinin tartışıldığı bir ortamda, dış politika ve iç siyaset, bundan daha fazla ciddiyet gerektirir. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne söylüyoruz, yarın hiçbir şey yokmuş gibi Meclis'e gelip AR-GE Kanunu, onu bitirip Kişisel Verilerin Gizlenmesi Kanunu'nu görüşemezsiniz. Bunlar kıymetli gündemlerdir ama ülkede savaş, sınır ötesi operasyon, topçu atışı konuşulurken bu yaklaşımı doğru bulmayız. AKP'yi ciddiyete ve buna uygun olarak Meclis'i bilgilendirmeye ve Meclis'in katkısını almaya davet ediyoruz. Kimse, devlet sırlarından, bazı bilgilerin gizliliğinden, gündemin hassasiyetten bahsetmesin. Meclis İçtüzüğü, istenildiğinde kapalı oturuma olanak sağlıyor."

CHP Grup Başkanvekili Özel, 10 yıl tamamlandığı için 1 Mart 2003 tezkeresinin kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasını istedi. Özel, AK Parti'nin o günkü tutumunun anlaşılmasının, tutanakların açıklanmasına bağlı olduğunu savunarak, "Ancak bundan çekiniyorlar. Bu tutanaklar ne dış güvenlik ne de iç politika meselesidir. Tezkere, AKP için bir iç tartışma iç hesaplaşma meselesidir. Tutanaklardan Davutoğlu, Gül, Erdoğan'ın hangi pozisyonda olduğunu görmek mümkün. AKP içindeki tezkere sonrasında hesaplaşma ve bugünkü pozisyon tutmaların ne manaya geldiği açığa çıkacaktır" diye konuştu.

Özel, PYD Başkanı Salih Müslim'in, 2013-2014 ziyaretlerinde hükümet tarafından görevlendirilen Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle yaptığı görüşmenin tutanaklarının da açıklanmasını talep etti. Özel, "Müslim'in, nerede, hangi heyetlerle ne görüşmeler yaptığını, onlara hitap eden Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin onları hangi muhataplık düzeyinde aldıklarını öğrenmek isteriz. Süleyman Şah Türbesi'nin taşınması sırasında PYD ile AKP ilişkilenmesinin de açıklanmasını istiyoruz" dedi.

Oyun dışına itilen Türkiye'nin, Suriye'de var olduğunu gösterebilmek için daha agresif tutum izlemeye yeltendiğini ileri süren Özel, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamasıyla, Türkiye'ye yönelik mülteci akımını engellemek için böyle bir tutum değişikliği ya da vites yükseltmede bulunduğunun anlaşıldığını savundu.

Özel, AK Parti'nin Suriye politikasının baştan aşağı değiştirilmesi gerektiğini öne sürerek, şunları kaydetti:
"Türkiye'ye yapılan her türlü provakatif saldırıya ve Türkiye'yi oraya çekme çabalarına karşın, tansiyonu düşürücü, aklıselimi ve ülke menfaatlerini ön planda tutan bir tavır sergilenmeli. Angajman kurallarını ileri sürerek, Suriye'ye yönelik tasarımları yürürlüğe koymak Türkiye'yi çıkmaz sokağa sokar. Angajman kuralları, iki devlet arasında ve önceden ilan edilmiş kurallarken, bugün YPG'nin angajman kurallarını ihlal ettiğini söylemek ya geçmişte YPG'yi farklı muhatap alındığını itirafı ya da bugünkü anlamda uluslararası hukuk noktasında Türkiye'yi açığa düşüren bir durumdur. Cenevre sürecine odaklanılmalı, sahip çıkılmalı. BM'nin, Suriye'ye barış getirme çabalarına destek olunmalıdır. Suriye'deki cihatçı örgütlerin desteklenmesi, bunların masum gösterilmesi, cihatçı örgütler her sıkıştığında bir takım gerekçelerle imdadına koşulmaya çalışılması doğru yaklaşım değildir. Suriye'nin geleceği konusunda Türkiye'nin elini güçlendirecek olan, barışçıl politikalardır."

İlginizi çekebilecek diğer haberler