"Kimse Türkiye'yi Karanlık Günlere Götüremeyecek"

Başbakan Ahmet Davutoğlu, her bir şehidin, 78 milyonun mücessem hali olduğunu, bu birlik ve beraberlik oldukça kimsenin Türkiye'yi karanlık günlere götüremeyeceğini söyledi.

18-04-2016


Başbakan Davutoğlu, şehit yakını, gazi ve gazi yakınları ile bir araya gelmenin, buluşmaların en güzeli olduğunu söyledi. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim'de "Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Onlar diridirler" buyurduğunu ifade eden Davutoğlu, şehitlerin şu anki manzaraya şahit olduklarını söyledi. Şehitlerin temiz, pak ruhlarına yakın olmanın en büyük dilekleri olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Hamdolsun ki milletimiz de devletimiz de o yüksek ruhları takip ederek geleceğe yürüyecek, onların emanetlerine sahip çıkacaktır. Gazilerimiz de bizim kılavuzlarımız, şerefimizdir. Şehit yakınları da gaziler de her zaman hükümetimizi, devletimizi, bizleri aile fertleri gibi yanlarında bulacaklardır. Eğer bir an dahi onları kendi aile fertlerimizden ayırırsak bu makamların hakkını vermemiş oluruz. Bu bizim Allah katında kulluk borcumuz, yönetici olarak da en deruni mesuliyetimizdir" diye konuştu. Davutoğlu, şehit ve gazi yakınları için ne yapılsa az olacağını, onların en büyük fedakarlıkları yaptıklarını, bütün bu düzenlemelerin onların yaptıklarının yanında küçük bir gayret olduğunu vurguladı.

"TERÖRİSTE YARDIM VE YATAKLIK EDENLER VAR"
Allah’ın rızasına mazhar olmak ve şehit ailelerinin duasını almaktan başka gayelerinin olmadığını anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"20 Temmuz’da Suruç’ta başlayan olaylara karşı anında gerekeni yaptık. O tarihten bu yana şer odakları teröre her tevessül ettiklerinde hak ettikleri cevabı aldılar. Bundan sonra da alacaklar. Her bir şehidin tek damla kanının hesabını dahi sormaya kararlıyız. Terör ve terörizm büyük bir mesele. Perde önünde belki bir tek eli silahlı, kiralık, satılık, lejyoner katiller var ama perde arkasındakiler perdenin önündekilerden çok daha önemli. Perde önündekilerle başka, perde gerisindekilerle daha başka bir mücadele gerekiyor. Terörü teşvik edenler, teşvikten prim alanlar var. Teröriste kol kanat gerenler, yardım ve yataklık edenler var. Terör örgütü adına rol aldığı halde meşru siyaset sahnesinde rol almaya çalışanlar var. Milletten aldığı oyu, devletten aldığı imkanı suistimal edip teröristlerin hizmetine verenler var. Bütün bunlar da hak etikleri neyse onu görecekler.

TBMM’de milletvekilleri harekete geçti. Meşru zeminde, gayrimeşru hareketin hareket alanı olamaz. Peki ne oldu? Biz bu mekanizmayı çalıştırır çalıştırmaz bazıları kuzu postunu çıkardı ve her şey unutulmuş gibi yeniden sahneye çıktı. Biz dokunulmazlıkların kaldırılması değişikliğini Meclis'e sunduğumuz andan itibaren üslupları değişmeye başladı. Terör odaklarının mazbatalı temsilcileri hemen çark etmeye başladı. Yakasında TBMM rozetiyle çukur başında teröristin taziye çadırında meydan okuma provaları yapanlar, şimdi yine güya barışı terennüm etmeye, barışçıl görünmeye çalıştılar."

Davutoğlu, dün "Direniş kahramanca bir destan yazıyor, 'hendek, çukur' diye küçümsemeye çalışanlar dönüp tarihe baksın" diyenlerin, bugün "Biz demokratik bir partiyiz şiddetin her türlüsünü reddediyoruz" ifadesini kullandığına dikkati çekerek, "(Hendek savaşları kamu güvenliğini tehdit etti ve şiddeti tırmandırdı) diyorlar. Merhum Ziya Paşa’nın dediği gibi 'Siz herkesi kör, alemi sersem mi sanırsınız?' Bu millet sizin gerçek yüzünüzü gördü. Diyarbakır'da, Sur’da, Cizre’de, Silopi’de gördü sizi" dedi. Davutoğlu, Türkiyeli'leşme ile başlayarak, çukurları, barikatları savunan, canlı bomba taziyesine giden, yalan dolu hikayeyi artık kimsenin dinlemediğini belirtti.

Temmuz'dan bu yana verilen şehitlerin unutulacağına, kanlı palavra siyasetine kanacaklarına kimsenin ihtimal vermemesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, "Kimse bizden şehitlerimizin hatırasını incitecek bir tutum beklemesin. 23 Temmuz'da bütün güvenlik birimlerimize verdiğimiz talimat bugün de geçerlidir. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti devleti, vatandaşlarıyla beraber terörizmi dize getirmekte kararlıdır. Pervasızca teröre sözcülük yapanlar da adaletin karşısına çıkarak hesap verecek. Fezlekelerin yargıya intikalini sağlayacak düzenleme için süreç başlamıştır, gereğince de ilerleyecektir" diye konuştu.

Şu ana kadar onlarca şehit cenazesine katıldıklarını, yüzlerce şehidin ailesini telefonla aramaya gayret ettiklerine işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Elhamdulillah bu nice asil bir millettir ki tek bir şehit yakınımız dahi yakınlarının şehitliklerini rencide edecek, onu incitecek şekilde bir sitemde bulunmadı. 'Vatan için fedakarlık gerekirse hepimiz hazırız.' İşte burada şehit yakınlarının huzurunda ifade ediyorum; 23 Temmuz'da verdiğimiz talimatın gereği olarak bu ülkenin bütün şehirleri, ilçeleri, köyleri, mezraları, dağları, ovaları, ırmak kenarları, vadileri son teröristten temizleninceye kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecek. Kimse bu mücadelede tereddüt edeceğimiz vehmine kapılmasın. Kimse bu mücadeleyi yarım bırakacağımız gibi bir kanaate sahip olmasın. Şehitlerimizin temiz kanları üzerinde yürüyen bu kararlı mücadele mutlaka neticeye ulaştırılacak, bu piyonlar, hainler mutlaka durdurulacaktır. Allah'ın izniyle sürdürdüğümüz kararlı mücadele ve milletimizin engin sağduyusu sayesinde kısa sürede ülkemizi bu terör belasından kurtaracak, bu acılı günleri geride bırakacağız."

"Türkiye'nin etrafındaki ülkelere bakıp da kimse Türkiye'yi o ülkeler gibi karanlık günlere götüreceği vehmine kapılmasın" diyen Davutoğlu, o ülkelerin aksine Türkiye'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, emniyet, istihbarat birimlerinin, milletin hizmetinde olduğunu bildirdi. Davutoğlu, her bir şehidin, 78 milyonun mücessem hali olduğunu, bu birlik ve beraberlik oldukça kimsenin Türkiye'yi karanlık günlere götüremeyeceğini vurguladı.

"TERÖRİST İLE VATANDAŞI AYIRIYORUZ"
Terörist ile vatandaşı her zaman birbirinden ayıracaklarını, teröristlerin karşısında, vatandaşın yanında olacaklarını belirten Davutoğlu, vatandaşlar arasında hiçbir ayrım yapmadıklarını, ve yapmayacaklarını ifade etti. Şehitlerin, ülke topraklarının her bir yerinde yüce bir yolculuğa çıktığına dikkati çeken Davutoğlu, "Doğusu'ndan Batısı'na, Kuzeyi'nden Güneyi'ne her yerden şehitlerimiz var. Bugün Bingöl'de de var, bir çok ilimizde de var. Kürt de var Türk de var Sünni de var Alevi de var. Hiçbir ayrım yapmadan her birini bağrımıza basıyoruz ve onların bu emanetlerini aslında ülkemizin birliğinin, beraberliğinin de en güzel nişanesi olarak görüyoruz" dedi.

"Diyarbakır ziyaretimde Cuma namazında yanımda oturan mübarek amcanın da çıktığımızda boynumuza sarılan yaşlı teyzemizin de bu vatana bağlılığı konusunda hiçbir şüphemiz yok" diyen Davutoğlu, onların emanetlerini hakkıyla teslim edeceklerini, teröriste hak ettikleri cezayı verirken de vatandaşları bağırlarına basacaklarını kaydetti. Davutoğlu, şehit ve gaziler ile onların emanetlerinin, her zaman öncelikleri olduğunu vurgulayarak, şehit ve gazi yakınlarına, "Sizlerin duasını almak, sizler için bir hayra vesile olmak bizim için o kadar önemli ki bizim nezdimizde bundan daha önemli bir görev, bundan ulvi bir vazife yoktur" diye seslendi.

"DEVLETİN HİMAYESİNDEN EMİN OLMANIZI İSTİYORUZ"
AK Parti'nin 14 yıldır iş başında olduğunu anımsatan Davutoğlu, şunları ifade etti:
"Bu süre zarfında Kurucu Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, bütün hükümetlerimizin birinci önceliği şehitlerimiz ve gazilerimizin emanetlerine sahip çıkmak oldu. 64'üncü hükümet olarak biz de sizler için devletimizin imkanlarını azami düzeyde kullanmaktan sarfınazar etmedik. Devletin şefkat ve himayesinden öncelikle sizlerin emin olmasını istiyoruz. Bu alanda son 14 yıl içinde çok önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız bünyesinde Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı'nı kurduk. İstedik ki isteklerinizi anında ve bire bir temin edelim, sizin başvuracağınız bir makam olsun. Şehit yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık, kapsamı genişlettik. Şehidimizin eşi çocuğu ve kardeşinin yanı sıra şehidin anne ve babası da artık bu haktan yararlanabiliyor."

TBMM'de geçen hafta kabul edilen torba yasada, bu istihdam imkanlarının kapsamını biraz daha büyüttüklerini hatırlatan Davutoğlu, anne, baba için 45 yaş sonrasına hak sağladıklarını, silahlı kuvvetler mensubu ile güvenlik görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına iki, malul olanlara da bir istihdam hakkı tanıdıklarını, vazife malulu er-erbaşlar ile kamu görevlilerinin anne ve babalarına aylık bağlamada aranan muhtaçlık şartını kaldırdıklarını, ağır malul olan gaziler gibi köy korucularına da bakım desteği getirdiklerini, desteğin miktarını asgari ücretin net tutarının iki katına çıkardıklarını anlattı. Başbakan Davutoğlu, harp malulu kapsamındakiler ile tüm er-erbaşların aylıklarında artış sağladıklarını, vazife malulu kamu görevlilerine derece ve kademe ilerlemesi yaparak aylıklarını artırdıklarını, uygulama farklılıklarını giderdiklerini belirterek, vazife malulu kapsamında ek ödemeyle eğitim-öğretim yardımı alamayanların, bu imkandan faydalanmasını sağladıklarına işaret etti.

"SİZLER, BİZİM EN KIYMETLİLERİMİZSİNİZ"
Vazife ve harp malulu kapsamında olup faizsiz konut kredisinden yararlanamayan şehit yakını ve gazilerin, bu haktan yararlanmasını sağladıklarına dikkati çeken Davutoğlu, şehit yakını ve gazilere, konutlarında tükettikleri elektrik ücretlerinde yüzde 40, su ücretlerinde yüzde 50 indirim sağlandığını bildirdi. Gazilerin 25 yaşından küçük çocuklarıyla, anne ve babalarına da ücretsiz seyahat hakkı sağladıklarına değinen Davutoğlu, "Bunları tek tek saymamı lütfen yanlış anlamayın. Zira istiyorum ki bir tek şehit, gazi yakınımızın, bir tek gazimizin yüzüne en ufak bir endişenin gölgesi düşmesin. Bunlar bizim vazifemizdir. Size bir lütufta bulunmuyoruz. Size, hak ettiğinizi teslim etmeye çalışıyoruz" dedi.

Uğrunda şehit verilen, gazi olunan güçlü Türkiye Cumhuriyeti'nin, 78 milyonun devleti olduğunu belirten Davutoğlu, şehitlerine, gazilerine, onların yakınlarına her zaman dikkatle yaklaşan yönetici kadroların iş başında olduğunu ifade etti. "Onlar bize bu güzel vatanı emanet etti, bunun kıymeti ölçülemez. Aynı şekilde onların emaneti sizler de bizim en kıymetlilerimizsiniz" diyen Davutoğlu, devlet ve millet olarak, şehit ve gazi yakınlarının üzerine titreyeceklerini bildirdi. Davutoğlu, hiçbir şehit yakınını yalnız, mahçup, muhtaç, mağdur bırakmayacaklarını söyledi.

"30 BİN 892 ATAMA YAPILDI"
Davutoğlu, bugünkü atamalar hariç 1996 yılından bu yana toplam 30 bin 892 vatandaşın atamasının yapıldığını belirtti. Özellikle son iki yılda şehit ve gazi yakınlarıyla gazilerin istihdamına büyük önem verdiklerine işaret eden Davutoğlu, "1996 yılından itibaren 18 yıl boyunca 16 bin 502 kişinin ataması yapılmışken sadece biz sadece son iki yılda 14 bin 390 kişinin atamasını yaptık" dedi. Her vatandaşın devletin gücüne ve şefkatine güvenmesinin çok önemli olduğuna belirten Davutoğlu, "Sizin de bunu hissetmeniz, bundan daha da önemlidir" ifadesini kullandı. Davutoğlu, şehit yakınları, gaziler ve onların yakınlarının günlük hayat pratiğinde, devletinin, milletinin yanında olduğunu bilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, devletin, insan için, millet için, milletin huzuru için, refahı için, aşı için, işi için, istikbali için var olduğuna dikkati çekti.

"DAİM OLMASI MÜMKÜN DEĞİL"
Milletten kopuk bir devletin daim olmasının mümkün olmadığını belirten Davutoğlu, "İşte inşallah işleriniz sizleri bekliyor. Allah işlerinizde helal ve bereketli rızk nasip eylesin. Evleriniz bereketlensin, şenlensin. Sağlık ve mutluluk içinde işlerinize başlayın" diye konuştu. Başbakan Davutoğlu, ataması yapılanlara işlerinde başarılar, kolaylıklar, ailelerine ve yakınlarına sağlık ve afiyet diledi.

Düzenlenen bu törenin aynı zamanda acıları, yaraları da tazelediğine işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Hepinizin bir hikayesi var ve hepsi birbirinden saygın, hepsi birbirinden dokunaklı hikayeler. Sizin hikayeniz bu milletin yeniden var oluş hikayesi. Sizin destanınız bu milletin, bu ülkenin düşmana teslim olmama, teröriste teslim olmama destanı. Sizin evlatlarınız hepimizin öz evladı. Allah onlardan ebediyen razı olsun, mekanları cennet, ruhları şad olsun. Onlar Türk, Kürt demeden bu milletin, bu ülkenin bu ülkeye ait olan her vatandaşımızın namusunu, iffetini korumak için görev yaparken şehit oldular. Onlar bizim namusumuzdur, onlar bizin onurumuzdur. Onların emaneti olan sizler de bizim namusumuz, bizim onurumuzsunuz."

Başbakan Davutoğlu, bir şehit eşi olan ve tören sırasında salonda bulunan Asuman Kurbanoğlu'nu örnek göstererek, "Her birinizin mutlaka bu tür hikayeleri var. Sembol olarak Asuman Hanım'dan bahsedeceğim. Bugün iş sahibi olacak olan kardeşlerimizin hemen hepsinin de Asuman Hanımefendi'ninkine benzer hikayeleri var" değerlendirmesini yaptı.

ŞEHİT EŞİNİN TESELLİSİ
Asuman Kurbanoğlu'nun Iğdır’da hain terör örgütü PKK tarafından geçen Eylül ayının birinde şehit edilen kahraman polis Olgun Kurbanoğlu'nun eşi olduğunu belirten Davutoğlu, şunladı kaydetti:
"Asuman Hanım da bütün şehit eşlerinde gördüğümüz o vakur duruşa sahip. Merhum şehit Olgun Kurbanoğlu, 3 emanet bırakmış arkasında, Asuman Hanım'a ve bizlere bırakılan emanetle. En büyük oğlumuz Muhammed Emin 14, kızımız Şeyma Zülal burada gözümün içine bakıyor 9 ve en küçük emanet Mehmet Akif oğlumuz yine burada 7 yaşında. Beni salona girerken karşıladılar. Bir amca, dede şefkatiyle sarıldılar. İşte Asuman Hanım kardeşimiz eşinin cenaze töreninde ağlayan büyük oğlu Muhammed Emin'e 'Sen şehit oğlusun, dik dur' diyerek teselli eden bir şehit eşi ve bir anne. Asuman kardeşimiz de, 3 yavrumuz da tıpkı bütün şehit ve gazilerimizin çoluğu, çocuğu, annesi, babası, yakınları gibi bize emanettir. 

Başbakanınız, hocanız, ağabeyiniz, kardeşiniz olarak nasıl hitap ediyorsanız öyle hitap edin, sizin emanetiniz bizzat bana, hükümetimize ve devletimize emanettir. Temsil ettiğim devletime, hükümetime emanettir. Bu can bu tende oldukça, bu emanet, başımın üstünde, yüreğimin en derinliğinde olacak. Allah bir daha hiçbir kardeşimize, bu acı ve sıkıntıları yaşatmasın. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Allah bizleri doğruluktan, iyilikten, adaletten, birlikten, beraberlikten ayırmasın. Aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize acil şifalar, hayırlı uzun ömürler diliyorum. Şehit ve gazilerimizdeki manaya vakıf, onlardaki kararlılığa müdrik olarak destansı mücadelesine devam eden güvenlik güçlerimizin de her birinin alınlarından öpüyorum. Türkiye'nin her bir köşesinde şu an görev yapan güvenlik birimlerimize buradan başkentimizden şehit yakınlarımızın, gazilerimizin selamlarını iletiyorum. Hepinize sağlıklı, huzurlu güzel günler, yeni işlerinizde hayırlı kazançlar diliyorum. Sağolun, var olun, Allah'a emanet olun. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin."

Törenden Notlar
Törene, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı katıldı. Şehit polis memuru Olgun Kurbanoğlu'nun eşi Asuman Kurbanoğlu törende kısa bir konuşma yaptı. Kurbanoğlu'nun çocukları Muhammet Emin ve Asuman Zülal, yaptıkları bir resmi Başbakan Davutoğlu'na hediye etti. Başbakan Davutoğlu, daha sonra şehitlerin çocuklarıyla fotoğraf çektirdi. Davutoğlu ve şehit çocukları butona basarak, 656 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının ataması işlemini başlattı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler