"Siz Her Zaman Kuyruğu Kıstırıp Kaçtınız Zaten"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siz her zaman kuyruğu kıstırıp kaçtınız zaten. Siz hiçbir zaman kahramanca F-16'ların karşısında dikilenlerden olmadınız, tankların karşısına çıkanlardan olmadınız. Sizler hatta Bağdat Caddesi'nde alkışlayanlardan oldunuz" dedi.

25-04-2018


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adıyaman'ın Samsat ilçesinde gece 03.34'te 5,1 şiddetinde deprem meydana geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çok şükür can kaybı yok, 13 yaralımız var. Ayakta tedavi gördüler. Maddi hasarlar da zaten giderilir" diye konuştu. Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile Sağlık Bakanı Ahmet Demircan'ın Adıyaman'a gideceğini, olayı yerinde inceleyeceklerini bildirdi. 

Seçim kanunlarındaki değişiklik paketi başta olmak üzere, tatile girmeden yapılması gereken önemli çalışmalar bulunduğunu anlatan Erdoğan, bu çalışmaların süratle tamamlanmasının ardından seçim çevrelerine dağılarak, sahada gece gündüz çalışmaya başlayacaklarını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın coşkuyla kutlandığını vurgulayarak, şunları söyledi:
"Milli egemenliğimizin sevincini yaşadığımız bir günde, dün Meclis Genel Kurulu'nda şahit olduğumuz görüntüleri, yapılan tartışmaları asla tasvip etmediğimi burada bir kez daha ifade etmek isterim. Kendi hastalıklı siyasetlerini, ülkemizin bu önemli milli bayramını zehirlemek için kullananları buradan şiddetle kınıyorum. Milletimizin 15 Temmuz destanını önemsizleştirmek, kendisinin o gece darbecilerin açtığı yoldan kaçışını gizlemek isteyen zatın hezeyanları artık şehitlerimize saygısızlık boyutuna ulaşmıştır. Dün yalan yanlış her türlü ifadeleri orada kullananlara ben buradan gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum. 15 Temmuz gecesi saat 23.17. Ana muhalefetin başındaki zat Atatürk Havalimanı'nda ve orada tankların başındakilerle görüşmeler yapılıyor. Yapıldıktan sonra tanklar yolu açıyor ve ana muhalefetin başındaki Bay Kemal, oradan Bakırköy'e kaçıyor ve Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde misafir ediliyor. Orada kahvesini yudumlarken, çayını içerken bir taraftan da gelişmeleri takip ediyor. Tabii biz daha sonra Marmaris'ten Atatürk Havalimanı'na geliyoruz. 

Benim gelişimin nasıl olduğunu ve benim o havalimanına üstelik Enerji Bakanımız Berat Bey, eşim, kızım, torunlarım, onlarla beraber indiğimi... Dün orada (Genel Kurul) bir terbiyesiz vardı. Nasıl olduğunu nereden biliyorsun? Olayı yaşayan benim. İstanbul Emniyet Müdürü ile şöyle konuşmuşuz, şununla şöyle konuşmuşuz, ondan sonra da oraya bu şekilde inmişiz. İnsanda izan denilen bir şey olur, ahlak denilen bir şey olur. Saat 23.17'de sen Genel Başkanın ile oradasın, biz ise Marmaris'ten oraya uçağımızla geliyoruz ve o piste indiğimizde orada F-16'lar ve helikopterler halen uçuyor. İndikten sonra onbinler orada. Sen CHP'lileri kandırabilirsin ama o onbinleri kandıramazsın ve o onbinler bu olayın en yakın şahidi ama senin böyle bir derdin yok. Siz her zaman kuyruğu kıstırıp kaçtınız zaten. Hiçbir zaman siz kahramanca F-16'ların karşısında dikilenlerden olmadınız, tankların karşısına çıkanlardan olmadınız. Sizler hatta Bağdat Caddesi'nde alkışlayanlardan oldunuz." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün darbe girişimine karşı 16 saat süren operasyonu bizzat havalimanında yönettiğini belirterek, "Bay Kemal; sen neredeydin o saatlerde? Sen Bakırköy'deydin. Sen kahve yudumlarken biz Atatürk Havalimanı'nda bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım ve tüm o milli kahramanlarla beraber oradaydık" diye konuştu. Ertesi gün operasyon bitene kadar havalimanında dimdik durduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bunun yanında Valimiz, aynı zamanda 1. Ordu Komutanı, şu anda Genelkurmay İkinci Başkanı, o da orada. Orada kendisine 'Çık bir basın toplantısı yap' dedik. Genelkurmayı vekaleten orada Ümit Paşa'ya verdik. Bay Kemal bunları biliyor musun? Orada vekaleten Genelkurmay Başkanlığı'nı şu andaki Genelkurmay İkinci Başkanımız Ümit Paşa'ya vermek suretiyle süreci yönettik" değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün TBMM Genel Kurulu'nun tartışmalı geçen 23 Nisan özel oturumuna değindi. Erdoğan, "Dün baktın ki nasıl olsa Cumhurbaşkanı balkonda oturuyor, onun burada konuşma yetkisi, hakkı yok, oradan bol bol sallıyorsun. Bir de edepsizce el kol hareketi yapıyorsun. Bu el kol hareketini, yaptırmam ya, AK Parti Genel Başkanı'na belki yapabilirsiniz ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na yapamazsın. Onun için bir defa haddini bileceksin ama bunlarda böyle bir şey, böyle bir ahlak anlayışı yok. Dolayısıyla da dün oradaki gelişmeler bir afet, bir felaketti" ifadelerini kullandı. 

Milli iradenin tecelligahı olan bir çatının altında milletin iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanı'na, tüm ülkenin ve dünyanın gözü önünde hakaret etmeyi siyaset sanan bu zihniyetin "kendi çirkefliği içinde boğulmaya mahkum" olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Bay Kemal, 15 tane adamını gönderdin sözde İYİ Parti'ye. Peki bu 15 tane adamın sözde İYİ Parti'yi kabul etti mi? Kabul etmedi. Niye? Dün baktım ki sözde İYİ Parti'nin koltuklarında senin bu 15 tane adamın yok. Bunlar hala CHP koltuklarında duruyor. Niye oraya gitmediler? Demek ki gönderdiğin yeri beğenmediler. Demek ki anlaşamadın, ikna edemedin. Bundan sonra senaryo nasıl çalışacak onu da bilemiyorum. Her şey olabilir, onu da söyleyeyim. Fakat bilinen bir şey var: Sözde İYİ Parti, dün orada 3-4 kişi vardı, arka koltuklar boş. Onlar nerede? Onlar CHP Grubunun sıralarında ama böyle bir fırsat oldu ve o fırsatı böylece sözde İYİ Parti değerlendirmiş oldu. 

Şu anda çok garip bir senaryo ortada, piyasada. Hafta sonuna kadar bakalım bu senaryo nasıl oynanacak, bunu göreceğiz. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Biz bu adımımızı atmışız, bir taraftan manifestomuzu hazırlıyoruz, bir taraftan seçim beyannamemizi hazırlıyoruz ve yoldayız. Bir an önce de bunlar açıklanacak. İlkini inşallah ayın altısında açıklayacağız ki bu bizim manifestomuz olacak, ardından da aday tanıtım toplantımızda da seçim beyannamemizi, tam böyle efradını cami ağyarını mani bir şekilde tüm milletimize açıklama imkanını bulacağız." 

Erdoğan, ana muhalefetin başındaki zatın tek hezeyanının bundan ibaret olmadığını, geçen günlerde yine mezhepçi saplantılarına yenik düşerek Osmanlı'ya iftira attığını belirterek, "Bu ne edep dışı bir yaklaşımdır? Osmanlı'yı, kurucu unsuru olan Yörükler'e, Türkmenler'e zulmetmekle itham eden bu zatın gönül dünyasının milletimizden ne kadar uzak olduğunu bu vesileyle bir kez daha görmüş olduk" dedi. 

"Bir defa haddini bileceksin" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Sultan Abdülhamid-i Sani, bir defa kendi kapısını teslim ettiği insanlar aslında bu insanlardı. Kendi can güvenliğini onlara teslim ettiği halde, sen nasıl oluyor da Yörükler'den veya diğer obalardan Osmanlı'yı koparmaya çalışıyorsun? Bizim ecdadımız bırak Yörükler'e zulmetmeyi Avrupa'nın içlerinden Afrika'nın derinliklerine kadar dünyanın dört bir yanında zulüm gören kim varsa hepsinin de yanında olmayı görev bilmiştir. Osmanlı bahanesiyle milletimizin tüm değerlerine, tarihine, kültürüne husumetlerini kusan bu zatın iflah olmayacağı iyice anlaşılmıştır. Ermeni çetelerinden bölücülere ve FETÖ'cülere kadar Türkiye'yi karalamak için çırpınan tüm kesimlerle aynı dili konuşan, muhtemelen aynı hissiyatları paylaşan bu zatın boyunun ölçüsünü, tabii yüreği yetip meydanlara çıkabilirse inşallah 24 Haziran'da göreceğiz. 

Dün Meclis'te Tüm Türkiye'nin gözü önünde yaşanan hadiselerin takdirini ben milletime bırakıyorum. Sadece dünkü görüntünün dahi Türkiye'nin yönetim sistemi değişikliğine gitmesinin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha ispatladığına inanıyorum. Bay Kemal, zaman geçirme, gel hemen aday oluver. Niye sağda solda arayıp duruyorsun? Bir Genel Başkan'a da yakışır aday olmak. Gel aday oluver. Benim aziz milletimin sana muhabbetini de görelim. Hiç vakit kaybetme ve yola erken çık. Yasama ile yürütmenin birbirinden ayrılmasıyla bu tür gereksiz tartışmaların milletimizin günlük hayatına olan ağır faturalarından kurtulma imkanı da elde edilmiş olacak." 

Geçen hafta Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantılarını gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, bu toplantılarda OHAL uygulamasının üç ay daha devam etmesi kararını aldıklarını söyledi. OHAL ile ilgili rahatsızlığı da değerlendirmek istediğini ifade eden Erdoğan, "Bay Kemal, bir defa sen memurdun. O zaman OHAL kararları nasıl alınır, nasıl devam eder, etmez, onları bilmezsin. Ama bil ki bu ülkenin OHAL ile idare edildiği dönemler, şimdi bizim OHAL kararlarını uyguladığımız gibi cereyan etmiş dönemler değildi. O zamanlar fabrikalar sürekli greve giderlerdi. Bu grevlerde fabrikalar çalışamaz hale gelirdi" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sanayi kesimine seslenmek istediğini belirterek, "Acaba şu anda bu yedinci OHAL dahil bir tane fabrikada böyle bir grev söz konusu mu? Böyle bir şey olduğu anda zaten en büyük bizim tutanağımız ne? OHAL. Anında müdahalemizi yapıyoruz. OHAL çok ciddi bir çözüm kaynağımız oluyor ve şu süreç içerisinde Türkiye'de sanayi durmamıştır. Yoğun bir şekilde çalışmalar devam etmiştir. Hiçbir zaman da bunları durdurmaları söz konusu değildir" diye konuştu. 

Erdoğan, huzurlu bir ortam bulunduğunu, böyle bir ortamda OHAL'in olmamasının talep edildiğini bildirdi. "Niye çünkü tezgah bozulacak da onun için. Size bu tezgahı bozdurmayız" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"(Afrin'e girmeyin) diye akıl veriyor. Niye girmeyelim Afrin'e? Dertleri başka. Çünkü terör örgütleri oralarda cirit atıyor. Aynen cirit atmaya devam etsin, bunu istiyor. Bunlara kalsa, 'Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde ne işiniz var?' Bunlar bunu, yatıyor kalkıyor, görüyorlar. Bay Kemal, biz o Cudi'den, Gabar'dan, Tendürek'ten, Bestler Dereler'den, hatta Kandil'den çıkmayacağız." 

Milletin huzuru neyi gerektiriyorsa, Suriye'nin Kuzeyi'nde de ne gerekiyorsa onu yapacaklarını aktaran Erdoğan, şu anda etkisiz hale getirilen terörist sayısının 4 bin 272, Kuzey Irak'ta 353, yurt içinde 258 olduğunu ifade etti. Erdoğan, "Durmak yok yola devam" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çok enterasandır, kendileri gidişimizden rahatsız oldu, sağolsun daha sonra kendisi de gidip karakol ziyareti yaptı. Bu iyi bir gelişme. Biz bu yolda Mehmet’imizle hep beraberiz. Biz bu yolda Özgür Suriye Ordusu ile de beraberiz. Özgür Suriye Ordusu'ndaki kardeşlerimizin, Mehmetçik ile verdiği mücadeleyi bir kenara koyamayız. Onlar Mehmetçiğimiz ile beraber Suriye'nin Kuzeyi'nde ölümü öldürdüler. Üzerine üzerine gittiler. Bayrağımızı, kendi bayraklarıyla beraber oradaki kurumlara diktiler. Bay Kemal, 'Bunlar teröristtir' dedi. Düşünün benim Mehmet'im ile beraber o arazide hayatlarını hiçe sayan, şahadet şerbetini içenlerin sayısı 200'ü aşan bu insanlara 'teröristtir' diyecek kadar alçalan kişiler bunlar. Zeytin Dalı inşallah bir destandır. Fırat Kalkanı Harekatı bir destandır. Bunların hepsi kayıtlara girecek." 

Erken seçim konusunu da değerlendiren Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, kendilerinden hemen önce gerçekleştiği grup konuşmasında, 26 Ağustos'ta erken seçim yapılmasını teklif ettiğini anımsattı. Erdoğan, henüz kendi içlerinde müzakeresini yapmadıkları için geçen haftaki grup konuşmasında iki kez, seçimlerin Kasım 2019'da yapılacağı vurgusunda bulunmakta beis görmediğini anlattı. Konuşmasının ardından grup toplantı salonunun arkasındaki odada arkadaşlarıyla istişare yaptığına dikkati çeken Erdoğan, MGK ve Bakanlar Kurulu toplantılarından sonra da istişarelerin sürdüğüne değindi. 

Bahçeli ile geçen Çarşamba, daha önceden planlanan bir görüşme kararının olduğunu aktaran Erdoğan, Bahçeli ile bu görüşmede erken seçim meselesini değerlendirdiklerini belirtti. Erdoğan, bu görüşme saatine kadar ve sonrasında da arkadaşlarıyla istişarelerinin devam ettiğini bildirdi. Anamuhalefet partisinin, eskiden beri, defalarca erken seçim çağrısı yaptığını, kendince meydan okuduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz anamuhalefetin böyle boş işlerine alışkın olduğumuz için milletimiz ne diyor ne istiyor ona baktık ve hareket tarzımızı da ona göre belirledik" dedi. Erdoğan, MHP Genel Başkanı'nın erken seçim çağrısının ardından, daha kendileri herhangi bir değerlendirme, açıklama yapmadan anamuhalefet partisinin yine "hodri meydan" diyerek ortaya atıldığını ifade etti. 

Bu tablonun, Türkiye'nin geri dönülemez bir şekilde erken seçim iklimine doğru gittiğine işaret ettiğini belirten Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:
"Halbuki önümüzde hem cumhurbaşkanlığı hem de hükümet için kullanabileceğimiz 1,5 yıllık dönem vardı. 1,5 yıl daha bu koltukta oturmamız mümkündü. Kendi aramızda yaptığımız uzun istişareler sonunda bu 1,5 yıllık cumhurbaşkanlığı ve hükümet dönemimizden fedakarlık yaparak, Türkiye'nin içine düştüğü erken seçim tartışmasından bir an önce kurtarma kararı aldık. Bu istişarelerde erken seçim için Ağustos'un, geç bir tarih olduğunu da değerlendirdik. Hem ülkemizin zaman kaybetmemesini düşünerek hem vatandaşlarımızın yaz tatilini hesaba katarak hem de üniversite giriş imtihanlarını düşünerek, seçimlerin 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılmasının doğru olacağını kesinleştirdik. Böylece Türkiye'yi 16 Nisan 2017 halkoylamasının ardından artık adından eski diye söz ettiğimiz ama anayasa değişikliği gereği seçimlere kadar yürürlükte olan sistemden de kurtarma imkanını elde etmiş oluyoruz." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim tarihi olarak 24 Haziran’ı ilan etmelerinin ardından Mecliste gereken süreçleri tamamlayarak, hemen erken seçim kararını aldıklarına işaret etti. YSK'nın seçim takvimini oluşturduğunu anlatan Erdoğan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tuttuğu kayıtlara göre, YSK tarafından gereken şartları taşıdığı belirlenen 10 siyasi partinin, seçimlere katılacağını anımsattı. Erdoğan, eski Türkiye siyasetinin hastalığı olarak bildikleri garip bir durumla da karşılaştıklarını, anamuhalefet partisinden istifa eden 15 milletvekilinin, bir başka partiye geçerek, bu partinin Meclis'te grup kurabilmesini sağladığını dile getirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortadaki tablo ve açıklamaların, 15 milletvekilinin kendi siyasi tercihleri ve iradeleri dışında, parti talimatı olarak bu işi yaptıklarını gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Halbuki YSK'nın 264 numaralı kararını incelediğimizde, taşıma milletvekilleriyle grup kurdurulan partinin, teşkilatlanma ve kongre barajını aşarak zaten seçime katılma hakkını elde ettiğini görüyoruz. Demek ki buradaki amaç, söz konusu partiyi seçime sokmak değil. Çünkü YSK kararı gösteriyor ki bu parti zaten seçime girme yeterliliğine sahiptir. Bu tuhaf ve açıkçası millet iradesinin hiçe sayılması manasına gelen operasyonun gayesini, önümüzdeki günlerde herhalde hep birlikte göreceğiz. Siyasette ittifakları, hukuken meşru kılan biziz. Bunun adımlarını biz attık. MHP ile ittifakımızı da aylar öncesinden ilan ederek, milletimizin gözü önünde, hiçbir kirli, gizli pazarlığa girmeden gerçekleştirdik. Çıkmış Siirt'ten benim aday olduğum dönemi anlatıyor. Daha bilmiyorsun, önce bir ehline sor, bu anlattıklarının hepsi yalan. Zaten sizin karakterinizde yalan var, cibiliyetinizde var. Kalkıp da Siirt'te 3 milletvekilini istifa ettirerek benim aday olduğumu anlatıyorsun. Onu da doğru öğrenememişsin. Böyle bir şey yok. Kaldı ki bu işin şekli, bununla yakından uzaktan alakalı değil. Ama bir şey uyduracaklar ya. Bir yalan, bir iftira uyduracaklar ya. Biz buralara öyle gökten zembille inmedik, biz buralara çalışarak geldik." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarının tecrübeleri ışığında Tel Rıfat ve Münbiç'te diplomatik öncelikli olarak diğer bölgelerde de güvenlik gereklerinin icabına göre çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Kıbrıs'tan Ege'ye, Karadeniz'den Trakya'ya kadar her yerde ülkenin ve milletin çıkarlarına uygun politikaları hayata geçireceklerini anlatan Erdoğan, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Asya'dan Afrika'ya kadar coğrafyadaki sıkı ilişkileri daha da ileriye taşıyacaklarını kaydetti. Dünyanın her yerindeki mazlumlara, mağdurlara sahip çıkan, vicdanlı dış politika anlayışından asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Kudüs, Suriye, Somali, Myanmar gibi kriz bölgelerinde küresel ölçekte inisiyatif geliştiren bir ülke olarak sorumluluklarımızın büyüklüğünün farkındayız. Önümüzdeki dönemde dünya 5'ten büyüktür tezimizi hayata geçirme konusunda çok daha ileri adımlar atmakta kararlıyız" diye konuştu. 

Ekonomide geçen yıl elde edilen yüzde 7.4'lük büyüme oranının Türkiye ile ilgili olumsuz değerlendirmeler yapanlara verilen en güzel cevap olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnşallah bu yılda da ilk çeyrekte bu oranı yakalarsak, şimdiden söylüyorum hiç şaşmayın. Kur üzerinde oynanan oyunların kayda değer bir ekonomik gerekçesinin ve derinliğinin olmadığı her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Onun için şimdi bizim attığımız adım nedir? Milli para, yerli para. Milli ve yerli parayla birlikte inşallah bu kur oyununu da bozacağız. Hatta hatta bir diğer adımı daha söylüyorum, inşallah altını belirleyici hale getirmenin de adımlarını atacağız." 

Bütçe disiplininden ve reform gündeminden taviz vermeden faiz ve enflasyon başta olmak üzere ekonomiyi tehdit eden tüm sorunların üstesinden yeni dönemde daha kolay geleceklerine değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Erken seçim kararına piyasaların ve iş dünyasının verdiği olumlu tepki bu sürecin ekonomide risklerin değil, fırsatların tetikleyicisi olarak işaret etmektedir. Halihazırda dünyadaki 10 büyük projenin altısını hayata geçiren bir ülke olarak yatırımlar bizim vazgeçilmemizdir. Yatırımlara devam. İnşallah bu yıl sonu itibarıyla üçüncü havalimanını İstanbul'da açıyoruz. İnşallah bu yıl sonuna kadar yine İstanbulumuz'da dev bir proje olarak Kanal İstanbul'un ihalesini gerçekleştireceğiz. Aynı şekilde yine boğazdan üç katlı tünelin geçişinin adımlarını da atacağız. Bu arada 18 Mart Çanakkale'deki o muhteşem köprünün karşılıklı ayaklarının temellerini attık, o da şu anda yürüyor. Tabii bunların hepsi yap-işlet-devret mantığına dayalı adımlar." 

Şu anda Türkiye'nin 81 vilayetindeki 81 milyon vatandaşın her birinin günlük hayatına olumlu yansımaları olacak ekonomi politikaları ve yatırımlarla hedeflere doğru yürümeyi sürdüreceklerini bildiren Erdoğan, seçim dokümanları hazırlandığında tüm bunları ayrıntılı bir şekilde milletle paylaşacaklarını kaydetti. "Çevre ve Şehircilik Bakanımız da açıklamasını yaptı, ülkemizin değişik yerlerindeki malum, imar noktasındaki çirkin yapılarla ilgili adımlar süratle atılacak ve bu konuda artık vatandaşımız 'benim yapımın geleceği ne olacak, şu andaki binamın geleceği ne olacak', bu endişeleri inşallah taşımaktan kurtulmuş olacaklar" diyen Erdoğan, "Milletimiz bizden kuru laf, neticesiz polemik, desteksiz atış değil, ekmeğini, aşını nasıl büyüteceğimizin, kendisine ve evlatlarına nasıl bir gelecek bırakacağımızın planlarını, projelerini duymak istiyor" ifadelerini kullandı. 

AK Parti ile MHP'nin ittifakının şeffaf bir şekilde, 81 milyonun gözü önünde ve meşru bir zeminde yapıldığına işaret eden Erdoğan, "Karşımızdakiler ise karanlıkta birbirlerine göz kırparak iş tutuyorlar. Önü arkası belli olmayan pazarlıklarla, rengi, kimliği, kişiliği, haysiyeti hiçbir şeyi belli olmayan, tek gayesi Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı olan bir ittifak kurulmaya çalışılıyor. Yaptıkları bu" diye konuştu. Türkiye'nin geçmişte de defalarca bu tarz siyaset mühendislikleriyle karşılaştığını belirten Erdoğan, ama her defasında milletin, kirli pazarlıklara değil iradesine saygılı olan ve hizmet etmek isteyenlere itibar etiğini ifade etti. Ana muhalefetin etrafında kümelenen tezgahın, AK Parti'nin meselesi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu garipsemek dışında başka bir tepki göstermelerine, başka söz söylemelerine gerek bulunmadığını kaydetti.

En büyük hakem olan milletin, bunları takip ettiğine ve değerlendirdiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Milletim, geçmişteki Güneş Motel olayının içerisinde olanları nasıl cezalandırdıysa bunlara da vereceği ceza odur. Milletimiz, sandık başına gittiğinde de kararını bunların sonucuna göre verecektir. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sözümüzü sadece tek muhatabımız olarak gördüğümüz milletimize söyleyeceğiz. Bugüne kadar yaptıklarımızın hesabını milletimize verecek, bundan sonra da yapacaklarımızın taahhüdünü de yine milletimize sunacağız."

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçim takvimine uygun şekilde, kendi takvimlerini belirlediklerini anlatan Erdoğan, aday adaylığı başvurularından temayül yoklamalarına, seçim bildirgesinden kampanya planlamasına dahil tüm hazırlıkları süratle tamamladıklarını bildirdi. Son 5 ayda 49 il kongresine kendisinin, 29'una da Başbakan Binali Yıldırım'ın katıldığını anımsatan Erdoğan, bu şekilde tevafukken adeta bir seçim maratonunu başlattıklarını vurguladı. Seçime kadar olan süreyi de en verimli şekilde kullanmaya çalışacaklarını aktaran Erdoğan, İzmir ve İstanbul kongrelerini de yapacaklarını belirtti.

Kadın ve gençlik kolları kongrelerinin de yapılacağını ifade eden Erdoğan, "Biz partiyiz, parti. Biz masa başı kurulmuş bir parti değiliz. Ve bu partinin ilkeleri, çalışması, her şeyi bir farkın ifadesidir. Cumartesi günü önce İstanbul'da bir miting havasında geçeceğine inandığım, kadın kollarımızın il kongresini gerçekleştireceğiz. Ardından da İzmir'de il kongremiz var. Oraya geçeceğiz. Seçim iklimine girdiğimize göre, il kongremiz vesilesiyle ilk mitingimizi İzmir'de yaparak 'bismillah' diyeceğiz" açıklamasını yaptı.

Pazar günü de İstanbul'da gençlik kollarının il kongresini, bir miting havasında yapacaklarını anlatan Erdoğan, ardından Özbekistan ve Güney Kore'ye gideceğini kaydetti. Bu arada seçim kampanyasıyla ilgili planlamaların da şekilleneceğini vurgulayan Erdoğan, "İnşallah Mayıs'ta Avrupa'daki ilk kapalı spor salonu toplantımızı da yine bir Avrupa ülkesinde gerçekleştireceğiz. Bütün hazırlıklar tamam. Şimdiden hangi ülke olduğunu açıklamak istemiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Erken seçimin ardından girileceğimiz yeni dönemi, ülkemizde istikrar ve güvenin teminatı olarak görüyoruz. Zaten 16 Nisan halk oylamasında, anayasa değişikliğiyle yeni bir yönetim sistemine geçme arzumuzun temelindeki sebepler bunlardır. Milletimiz mevcut sistemin sürekli kriz tartışma polemik, darbe, cunta, vesayet üreten yapısından adeta yaka silker hale gelmişti. Eski sistemin son aylarını yaşıyor olmamıza rağmen hala bu hastalıkların devam ettiğini görüyor bulunmamız, milletimizin cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin doğruluğunu bir kez daha takdir etmesini sağlayacaktır."

2 ay sonra büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasına giden yolun önünü tamamen açacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Yeni dönemde milletimize taahhütlerimiz şunlar olacaktır; yeni dönem, daha fazla demokrasi dönemi, daha güçlü hukuk devleti dönemi olacaktır. Yeni dönem daha fazla refah, daha fazla zenginlik, daha geniş özgürlük dönemi olacaktır. Yeni dönem kalıcı huzurun, kalıcı güven ortamının, daha büyük atılımların dönemi olacaktır. Yeni dönem, yürütmenin daha etkin, yasamanın daha itibarlı, yargının daha bağımsız hale geldiği bir dönem olacaktır."

24 Haziran'ın asıl gençlerin seçimi olacağına inandığını belirten Erdoğan, yeni  sistemle, gençler ve çocuklara 2053, 2071 vizyonlarını, vesayetten, darbelerden, krizlerden ve eski dönemin tüm engellemelerinden uzak şekilde hayata geçirebilecekleri bir zemin oluşturduklarını bildirdi. Erdoğan, dış politikada Türkiye merkezli ve dünyaya açık siyaset anlayışını daha güçlü şekilde hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. 

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Tüm devletlerle ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizi bu anlayışa göre yürütmeyi sürdüreceğiz. Dünyayı 360 derecelik bir bakış açısıyla tarayacak, hiçbir coğrafyadan, hiçbir siyasi ve ekonomik oluşumdan uzak kalmamaya özen göstereceğiz. Güvenlik politikalarımızı, ülkemiz ve milletimiz merkezli olarak ama hak, özgürlük, adalet, insani değerlerin korunması esaslarına uygun şekilde sahada hayata geçirmeye devam edeceğiz. Özellikle, insani dayanışma, iş birliği dostları çoğaltma konusunda, hem uluslararası platformlarda daha çok mücadele edecek hem de sahadaki faaliyetleri artıracağız."

Erdoğan, "meydanı haramilere bırakmayacaklarını, kem söz sahiplerine hadlerini bildirmekten geri kalmayacaklarını" belirtti. Milletin karşısına, 81 milyon vatandaşın her birinin geleceğine dair umutlarını besleyerek çıkacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Zaten bizim en güçlü olduğumuz alan da budur. Önümüzde böyle münbit bir zemin dururken ve bu yolda kendimize de yol arkadaşları bulmuşken, ana muhalefeti ve onun kağıttan kayığına binmeye çalışanları kendi hallerine bırakmak en doğrusudur" ifadesini kullandı. Yeni dönemde yürütme yetkilerinin Cumhurbaşkanı'na geçtiğine işaret eden Erdoğan, TBMM'nin yasama konusunda tek yetkili olarak, eskisinden de güçlü ve itibarlı bir şekilde çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında yapılan seçimlerden beri ülkeyi bu AK Parti Grubu ile yönettiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Milli iradeye vurulmak istenen prangaları sizlerle birlikte parçalayıp attık. Vesayetin zincirlerini sizlerle birlikte kırdık. 28 Şubat benzeri bir girişimle Türkiye'nin yeniden karanlığa gömülmesini sizlerle birlikte engelledik. Partimiz kapatılmaya çalışıldığında Türk siyasetinin gösterdiği en onurlu duruşu sizlerle beraber ortaya koyduk. 'Dünya beşten büyüktür' diyerek sadece ülkemizdeki değil, küresel sistemdeki çarpıklıklara başkaldırımızı yine sizlerle beraber yaptık. Türkiye'ye demokraside ve özgürlüklerde sınıf atlatan o sessiz devrimleri sizlerle birlikte hayata geçirdik. Terör örgütleri üzerinden ülkemize diz çöktürmeye çalışanları sizlerle birlikte engelledik. Cumhuriyet mitinglerinden 27 Nisan bildirisine, Gezi olaylarına, 17-25 Aralık emniyet ve yargı darbe girişimine, bölücü örgütün çukur eylemlerinden 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar, ülkemizin başına musallat edilen tüm kara bulutları sizlerle dağıttık. Karanlık güçlerden aldıkları destekle sokakları işgale kalkışan vandallar her tarafı yakıp yıkarken, sizlerin gösterdiği o sağlam duruş var ya nice hesapları bozdu. Pensilvanya'da kurgulanan senaryoları ülkemizde sahnelemek isteyenlerin oyunları, sizlerin o tunçtan bir yürek gibi sapasağlam duran iradesine çarpıp başarısızlığa uğradı. Türkiye'yi içeride ve dışarıda çukurlarla kuşatmak isteyenlere en güzel cevabı siz verdiniz."

Fırat Kalkanı'ndan Zeytin Dalı'na kadar tüm operasyonları milletin varlığı ve desteğini arkalarında hissederek başlattıklarını vurgulayan Erdoğan, ardından da zafere ulaştıklarını belirtti. Erdoğan, "Cumhuriyet tarihimizin en büyük yönetim değişikliğini sizlerin gücü ve iradesiyle gerçekleştirdik. Herkesin sizleri tahrik etmeye çalıştığı dönemde, 'önce Türkiye' diyerek ortaya koyduğunuz duruşla tarihe altın harflerle geçtiniz" ifadesini kullandı. "Türkiye'de hayata geçirilen her projenin altında da beraber imzamız var" diyen Erdoğan, Türkiye'yi 15 yılda 3,5 kat büyüttüklerini vurguladı.

Recep Tayyip Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Milletimizin önüne 2023 hedeflerimizle beraber çıktık. Evlatlarımıza 2053 ve 2071 vizyonlarımızı birlikte armağan ettik. İhracatımıza, istihdamımıza, üretimimize birlikte rekorlar kırdırdık. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracatla bu yoldaydık, hamdolsun şu anda 160 milyar dolara çıktık. Oralara durup dururken gelmedik. IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu olan bir Türkiye'yi aldık, 2013'te IMF'ye kuruş borcu olmayan bir Türkiye'ye geldik. Bay Kemal, bunlar durup dururken olmadı. Daha da ötesi, 27,5 milyar dolar Merkez Bankası döviz rezervi varken, hamdolsun şu anda 110 milyar dolar döviz rezervini yakaladık. Eğitimde, sağlıkta, adalette, güvenlikte Türkiye'ye birlikte çağ atlattık.

Türkiye'nin 6 bin 100 kilometre bölünmüş yolu vardı. 79 senede Cumhuriyet tarihi boyunca bu kadar bölünmüş yol. Biz buna 19 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Dağları delerek tüneller açtık, aşığı maşuğuna kavuşturduk. Bunlar durup dururken olmadı, azimle ve kararlılıkla oldu. Yüksek hızlı tren diye bir şey mi vardı bu milletin defterlerinde kitabında? Ama yüksek hızlı trene de elhamdülillah kavuştuk. Şu an hızla bunlar devam ediyor. Bir taraftan Marmarayımız denizin altında, öbür tarafta Yavuz Sultan Selim Köprüsü, öbür tarafta Osmangazi Köprüsü, Öbür tarafta Avrasya Tüneli; bütün bunlar bu dönemin içerisinde oldu. Daha neler olacak neler? Enerjide, şehircilikte, sporda, tarımda, sanayide, ticarette, turizmde, çalışma hayatında; velhasıl her alanda milletimizi, cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanların kat be kat fazlası hizmetlere hep birlikte kavuşturduk."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizmde sıkıntı yaşandığını belirterek, "Ama bu yıl inşallah beklentimiz 40 milyon turist. Bu ondan sonra büyüyerek devam edecek. Bütün mesele, iş bilenin kılıç kuşananındır" dedi. Dünyayı hayran bırakan projelerle yola devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, 2002 yılından bugüne kadar AK Parti çatısı altında ülkeye hizmet eden tüm arkadaşlarına bir kez daha şükranlarını sundu.

Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sizlerin varlığıyla, gayretleriyle, üretkenliğiyle, mücadelesiyle, sadakatiyle buralara kadar geldik. Yine aynı onurlu duruşla inşallah 24 Haziran seçimlerinde milletimizin karşısına çıkacağız. Nasıl geçtiğimiz 15 yılda tarihi sizlerle birlikte inşa ettiysek, inşallah bundan sonra da aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Siyasetin bir bayrak yarışı olduğunu aklımızdan çıkarmadan daha çok çalışarak ülkemizi ve partimizi geleceğe taşıyacağız."

Etiketler : "Siz - Her - Zaman - Kuyruğu - Kıstırıp - Kaçtınız - Zaten" -
İlginizi çekebilecek diğer haberler