"Tek Başımıza Yapabilme Gücümüz Yok"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, "Tek başımıza yapmayacağız, tek başımıza yapamayız, tek başımıza yapabilme gücümüz yok. Bir büyük demokratik uzlaşmadan bahsediyorsak, tek adam koalisyonuna karşı bir büyük demokrasi koalisyonu, bir büyük demokrasi buluşmasından bahsediyorsak bunun gereğini yapma sorumluluğu bize ait" dedi.

29-04-2018


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, Kayseri’de düzenlenen İl Başkanları Toplantısında bir konuşma yaptı. Tezcan, Türkiye'nin önemli bir süreci yaşadığını, bunuda herkesin çok iyi bildiğini belirterek, "Türkiye bir tercihin eşiğinde. Tek adam rejimiyle demokrasi arasında bir tercihin eşiğinde. Türkiye toplumsal çatışma ve kutuplaşma iklimine karşı toplumsal barış ve huzuru tesis etme ikilemi içerisinde" dedi.

"Bir karar vereceğiz" diyen Tezcan şöyle konuştu:
Ya Türkiye’yi bugünkü çatışma iklimi üzerinden iktidar üreterek, kendi iktidarını sürdürmek isteyenlerin heveslerine kurban edeceğiz, ya da Türkiye’yi bir gelecek modeli üzerinde toplumsal barışı inşa etmiş, iç huzurunu sağlamış, huzur ve adaletin günlük yaşamın en önemli parçası haline geldiği bir ülkeye dönüştüreceğiz. Demokrasiyi tamir edeceğiz demiyoruz, demokrasiyi yeniden kuracağız. Yok edilen demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Önümüzdeki görev sadece demokrasiyi kurma görevi olmanın ötesinde Türkiye’de demokrasi yok edildiği gibi hızla bir başka alana daha sürükleniyoruz."

Tezcan, bugün Türkiye’de siyaset kurumunun yok edilmeye başlandığını söyleyerek şöyle devam etti:
"Demokratik siyasetin yok edilmeye başlandığı ülke yönetimiyle ilgili, devlet yönetimiyle ilgili, milletin kaderiyle ilgili, halkın geleceğiyle ilgili kararların siyaset kurumunun çalışarak, tartışarak, işleyerek alındığı bir süreç değil, sarayda bir kişinin iki dudağı arasından verildiği bir sürece doğru gidiyoruz. Bizim tarihimizde cumhuriyete geçmeden önce saraylar olmuştur. Ama o saraylarda dahi istişare vardı. Bizim tarihimizdeki sultanlar ve padişahlar bile karar verirken kendi divanı içerisinde ve bu konuda etkili isimlere, kurumlara danışarak kurumların işlediği bir ülke yönetimi sergiliyorlardı. Oysa bugün çok iyi biliyoruz ki, sarayın en yakın çevresinden zaman zaman gelen şikayetlerden de görülüyor ki, kendi aralarında basına yansıyan şikayetlerden de görülüyor ki, artık bırakın demokrasiyi saray rejimi içerisinde bile istişarenin olmadığı ve her şeyin tek adam üzerinden yürütüldüğü bir tablo içerisindeyiz. Bu tek adam rejiminin önümüzdeki siyaset projesi tek adam koalisyonuyla hayata geçirilmeye çalışılıyor." 

24 Haziran seçimlerine giderken bir tarafta tek adam koalisyonunun olduğu bir tabloyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Tezcan, "Buna karşı seçenek üretme görevi bizim, buna karşı Türkiye’nin çıkış reçetesini, çıkış yolunu kurma görevi bizim. Bunu yapacak olan Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nin İl Başkanları, kadroları Genel Başkanı öncülüğünde Cumhuriyet Halk Partisi örgütü" dedi. 

Tezcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ama tek başımıza yapmayacağız, tek başımıza yapamayız, tek başımıza yapabilme gücümüz yok. Bir büyük demokratik uzlaşmadan bahsediyorsak, tek adam koalisyonuna karşı bir büyük demokrasi koalisyonu, bir büyük demokrasi buluşmasından bahsediyorsak bunun gereğini yapma sorumluluğu bize ait. Çünkü demokrasiyi temsil eden güçlerin ana sütunu Cumhuriyet Halk Partisi. Türkiye’de cumhuriyeti kuran, arkasından çok partili siyaseti, çok partili rejimi, demokrasiyi Türkiye’ye getiren bir misyonun temsilcisiyiz. Onun arkasından demokrasiyi evrensel değerleriyle buluşturup sosyal demokrasinin evrensel değerlerini Türkiye’ye taşıyan bir siyasi hareketin temsilcisiyiz ve şimdi bir dördüncü devrimi gerçekleştirmek bizim görevimiz. 

Tam demokrasiyi Türkiye’ye getirmek, kurmak göreviyle karşı karşıyayız ve bu görevi yaparken armudun sapı var, üzümün çöpü var demeyeceğiz. Gözünün üstünde kaşın var demeyeceğiz. Asgari müştereklerde bir araya gelen demokrasi ortak paydasında bir buluşmayı sağlamak zorundayız. Bu buluşmayı sağlayamadığımız zaman kuşkusuz bunun bedelini biz özeriz ama aslen asıl millet ödeyecektir, halk ödeyecektir ve tarih karşısında bu sorumluluğu herkese sorarlar ama önce Cumhuriyet Halk Partisi'ne soracaklar. Çünkü tarih karşısında bu büyük adımları her zaman atan ilk ve tek parti Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.

Bu toplantımız bu çerçevede 24 Haziran seçimlerine giderken bizim dışımızda demokrasiyi temsil eden güçleri de bir araya getireceğimiz, onların üzerine bir büyük şemsiye açacağımız, onlarla beraber bir demokrasi katarı, bir demokrasi kervanı oluşturacağımız bir yolculuk olacak. Bu yolculuk içerisinde bu davayı birlikte sahipleneceğiz ve tek adam rejimine karşı demokrasiyi yeniden kuracak siyaset kurumunu işler hale getireceğiz. İşlemeyen siyaseti çalıştıracağız. Bu aynı zamanda demokrasinin bir yol temizliğidir. Demokrasinin önüne kurulan tuzakları, bariyerleri teker teker temizleyerek, boşa çıkararak yolumuza yürüyoruz, yürümeye devam edeceğiz." 

Bir siyasi partinin, örgütlenmesiyle ilgili bütün şartları yerine getirmiş olmasına rağmen tek adam rejiminin talimatıyla Yüksek Seçim Kurulu kararıyla seçime sokulmak istenmediğini iddia eden Tezcan, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yaptığımız gibi tarihi sorumluluğumuzun farkına vararak Sayın Genel Başkanımız'ın görevlendirmesi ve talimatıyla 15 demokrasi kahramanımızı oraya gönderdik ve demokrasinin önüne kurulmak istenen tuzağa engel olduk. Siyaset kurumunu çalıştırmak istemeyenler, siyaset kurumunun iflas etmesinden kendi gelecekleri ve iktidar ve ikballeri için bir çıkış yolu arayanlara karşı serbest seçimin önüne kurdukları tuzakları boşa çıkaracak bir adım attık" dedi. 

24 Haziran’a kadar başka tuzakların olacağını da bildiklerini, 24 Haziran’a kadar başka çabaların olacağını da bildiklerini söyleyen Tezcan, "Ama Sevgili İl Başkanlarım şunu bilin ki, başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi kadroları, yönetimi, Genel Merkezi, yönetim kadrosu her adımı bilerek, hesaplayarak ve bundan sonraki adımları da görerek yola devam ediyor. Hangi oyunu kurarlarsa kursunlar her oyunu boşa çıkaracağız ve son oyun 24 Haziran sandıkta millet bunların oyunlarını bozacak" diye konuştu.

"Değerli arkadaşlar, bugün bu toplantıda 24 Haziran seçim kampanyasında neler yapacağımızı konuşacağız" diyen Tezcan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu toplantımızda partinin seçim sürecinde il örgütlerimizin kullanacağı teknik altyapıyı size tanıtacağız. İl Başkanlarımız bilecek, illerde seçimi nasıl organize edeceksiniz, adım adım sandıklara nasıl sahip çıkacağız, listeleri nasıl kontrol edeceğiz, sahte seçmen girişimlerine karşı nasıl önlem alacağız, sandık başlarını nasıl koruyacağız, okulları nasıl koruyacağız, torbaları nasıl koruyacağız, yurtdışındaki oyları nasıl koruyacağız? Bütün bunları adım adım konuşacağız. Yetmez.

Ayrıca stratejik olarak nasıl davranacağız? Yine sevgili hocamız Parti Meclisi üyemiz bu konuda sunum yapacak, sizlerle konuşacağız. Hangi dili kullanacağız? Biraz önce söyledim biz tek başımıza sadece Cumhuriyet Halk Partisi diyenlerin oyuyla bu demokrasi davasını başarıya ulaştırmayacağız, ulaştıramayız, daha geniş bir buluşmaya ihtiyacımız var. O zaman Türkiye’de hesabı olmayan, tek adam rejimine teslim olmayanların da gönlüne dokunacak dille siyaset yapmayı biliyoruz, eksiklerimizi tamamlayacağız, bilmiyorsak öğreneceğiz ve yola böyle devam edeceğiz. O yüzden bundan sonraki stratejimizle ilgili de bu çalışmada hem sizlere bir sunum yapılacak, hem de görüş alışverişinde bulunacağız."

Bülent Tezcan konuşmasına şöyle devam etti:
"Hem Cumhurbaşkanlığı seçimi, hem TBMM seçimi her iki seçim birlikte yapılacak ve bu her iki seçimle ilgili dikkat ederseniz başta Genel Başkanımız olmak üzere Genel Merkez çok hassas bir dil kullanıyor. İlk defa tarihimizde iki seçimi birlikte yürütüyoruz arkadaşlar. İlk defa yürütme organıyla yasama organı birlikte seçime girecek ve mesele sadece Cumhurbaşkanı adayını belirleme meselesi değildir. Mesele aynı zamanda en az bu kadar önemli hatta bundan daha önemli güçlü bir parlamento çıkarma meselesidir. Demokrasiye dönük huzur, adalet ve demokrasi ittifakını milletvekili seçiminde parlamentoda da kurabilme meselesidir.

Bu nedenle her birimiz İl Başkanları başta olmak üzere dilimizi bu önemli müzakere sürecini zedelemeyecek hassasiyette özen ve dikkatle kullanmak zorundayız. İl Başkanları partinin bölgedeki liderleridir illerindeki. İl Başkanları örgütün oradaki yöneticisidir. İl Başkanları örgütün oradaki Genel Başkan'ın temsilcisidir. Dolayısıyla bütün bu müzakerelerde Sayın Genel Başkanımız hangi hassasiyeti kullanıyorsa onun temsilcisi olan İl Başkanlarımız da illerinde aynı hassasiyetle hareket edeceklerdir, etmek zorundadırlar. Bu sorumluluk ve bilinç içerisinde olduğunuzu da biliyorum."

Etiketler : "Tek - Başımıza - Yapabilme - Gücümüz - Yok" -
İlginizi çekebilecek diğer haberler