Tüp Bebekle Birlikte Erken Doğumlarda Arttı

Tüp Bebek yönteminin yaygınlaşmasıyla çoğul gebelik oranının, dolayısıyla erken doğum riskinin arttığı, bunun yenidoğan bebek ölümlerinde yüzde 27 ile ilk sırada yer aldığı bildirildi.

19-06-2009


Tüp Bebek yönteminin yaygınlaşmasıyla çoğul gebelik oranının, dolayısıyla erken doğum riskinin arttığı, bunun yenidoğan bebek ölümlerinde yüzde 27 ile ilk sırada yer aldığı bildirildi.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Sevim Gökalp, yaptığı açıklamada, ortalama gebelik süresinin 40 hafta olduğunu, 37 haftadan daha önce doğumların "erken doğum" olarak adlandırıldığını söyledi.

Annede enfeksiyon, yüksek tansiyon olması, sigara kullanması gibi pek çok nedenin yanı sıra çoğul gebeliklerin de (ikiz ve daha yukarı) erken doğuma neden olabildiğini ifade eden Gökalp, "Çoğul gebelikler tek başına erken doğum riskini 40 kat artırır. Normal bir gebelikte ortalama gebelik süresi 40 hafta iken, bu süre ikiz gebeliklerde 35 hafta, üçüz gebeliklerde 33 hafta, dördüz gebeliklerde ise 29 haftaya inmektedir" dedi.

Önceki yıllarda yenidoğan bebeklerde en sık görülen ölüm nedeninin enfeksiyon ve doğumda oksijensiz kalmaları olduğunu dile getiren Gökalp, tüp bebek yönteminin yaygınlaşmasıyla bu bebeklerde en önemli ölüm nedenini, UNICEF'in bu yıl yayımladığı raporda da belirtildiği gibi yüzde 27 ile erken doğuma bağlı sorunların aldığını kaydetti.

Bebek ne kadar erken doğarsa hem ölüm riski hem de yoğunbakım tedavisi gerektiren ciddi hastalık risklerinin de o oranda arttığını vurgulayan Gökalp, "Özellikle 35. gebelik haftasından önce doğan prematüre bebeklerde akciğer, kalp ve bağırsak sorunları, enfeksiyonlar, beyinde kanama, ağır görme, işitme kusurları daha sık görülmektedir. Gebelik haftası azaldıkça bu sorunların görülme olasılığı da artmaktadır" diye konuştu.

Türkiye'de ilk olarak Hacettepe Üniversitesince uygulanan tüp bebek yönteminin 10-15 yıldır Türkiye'nin pek çok yerinde yaygın şekilde kullanıldığını bildiren Gökalp, şu anda tüp bebek uygulaması yapan çok sayıda merkez bulunduğunu, ancak bu merkezlerin çoğunun bilimsel yöntemleri ve bebeklerin akıbetini takip etmediğini öne sürdü.

Tüp bebekte döllenmenin dışarda yapıldığını, döllenmeden bir süre sonra embriyonun (döllenmiş yumurtanın) anne rahmine yerleştirildiğini anlatan Gökalp, gebe kalma ihtimalini artırmak için anne rahmine konulan döllenmiş embriyo sayısı artırıldığında çoğul gebelik oranının, dolayısıyla erken doğum riskinin de arttığına dikkati çekti.

Rahme ikiden fazla embriyo yerleştirilmemesi gerektiğine işaret eden Gökalp, Avrupa'da pekçok ülkede rahme birden fazla embriyo yerleştiren tüp bebek merkezlerinin kapatıldığını ve ruhsatlarının iptal edildiğini kaydetti.

Embriyoların genetik yapılarının incelenmesi, birçok anlamda tetkikten geçirilmesi gerektiğini vurguluyan Gökalp, Türkiye'de bu tetkikleri yapmadan ana rahmine ikiden fazla embriyo yerleştiren merkezler olduğunu söyledi.

Gökalp, şöyle devam etti: "Ana rahmine 1-2'si tutmazsa endişesi ile 3, hatta 4 embriyo yerleştiriliyor. 4'ü de tutarsa aile 'hepsi doğsun' diyebiliyor. Halbuki onun yöntemi var, 4 embriyo 2'ye indirilebiliyor. Rahimdeki embriyo sayısını aileler azaltmak istemiyorlar. Bazıları da çocuğu çok istediklerinden 'bu kadar uğraştık, madem olacak 3 tane olsun' diyor. Ama zannediyorlar ki ellerine 3 tane nurtopu gibi bebekler verilecek. Özellikle üçüz ve daha ileri sayıdaki gebeliklerde erken doğum kaçınılmazdır. Anne ve babalar bir yandan çocuk sahibi olmak için uğraşırken, diğer yandan erken doğum ve buna bağlı sorunlarla da karşılaşmak durumunda kalabilmektedir."

Erken doğan bebeklerin hastanede yatma sürelerinin çoğu zaman 2-3 ayı bulduğunu, yoğunbakım ünitelerinde yer sorunu yaşandığını ve yenidoğmuş bebeklerin boş kuvöz için hastane hastane, kentten kente dolaştırıldığını ifade eden Gökalp, şunları kaydetti:
"Aile herhangi bir merkezde yer bulduğunda, 'sorunu çözdüm' düşüncesiyle bebeğini o merkeze götürüyor. Gidilen yer uygun şartlara sahip olmayabiliyor. Bebeklerin bu sırada beyin, gözleri ve akciğerleri özürlenebiliyor. Böylece bilimsel yöntemlerin öngördüğü veriler çerçevesinde uygulanmayan tüp bebek yöntemleri aileler ve toplum açısından sosyal yara olarak karşımıza çıkıyor. Tüp bebek yönteminin yaygınlaşmasıyla özürlü bebek sayısı artıyor, dolayısıyla söz konusu sosyal yara her geçen gün daha da büyüyor."

Prof. Dr. Gökalp, yenidoğan yoğunbakım ünitelerinin sayısının ve kalitesinin artırılması, burada çalışan sağlık personelinin iyi yetiştirilmesinin çok önemli olduğunu, ancak dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile çok erken doğan bebeklerin ölüm ve sakatlık oranlarının halen ciddi oranda yüksek olduğunu belirtti.

Çözüm için erken doğumun ve prematüreliğin önlenmesi gerektiğini vurgulayan Gökalp, "Günümüzde artık en önemli prematüre doğum nedeni çoğul gebeliklerdir. Yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek) ile çocuk sahibi olmak isteyen aileler özellikle üçüz gebeliklerden kaçınmalıdırlar" şeklinde konuştu.

Etiketler : Tüp - Bebekle - Birlikte - Erken - Doğumlarda - Arttı -
İlginizi çekebilecek diğer haberler